Giriş
(6)

İzmirde fiyat-performans olarak nereden ev alınır?

adivar
Şayet olursa eşimin işi bornova metro bölge sanayi duraklarına yakın olacak. Servis durumlarını bilmiyorum ama bir şekilde metro bağlantısı kurulabilir yani.Bütçe ise 4-6 milyon arası olabilir. Borç harç 6 buçuk belki. 3+1 olması lazım. Uzun yıllardır İzmir'de olmadığımdan çok bilemiyorum. Önerilere
Şayet olursa eşimin işi bornova metro bölge sanayi duraklarına yakın olacak. Servis durumlarını bilmiyorum ama bir şekilde metro bağlantısı kurulabilir yani.
Bütçe ise 4-6 milyon arası olabilir. Borç harç 6 buçuk belki. 3+1 olması lazım. Uzun yıllardır İzmir'de olmadığımdan çok bilemiyorum.
Önerilere açığım.
Kira alternatifi de düşünüyorum fakat bulunduğum şehirdeki evim 27-28 civarı ederi kira. İzmir'de çok yüksek gibi geldi kiralar.
0
adivar
(24.12.25)
nergiz, goncalar mahallesi taraflarına bakılabilir, demirköprü ya da. izban hattına yakın yerlerinden.. böylece izban artı metro ile bornova'ya ulaşım sağlanabilir, bostanlı'ya falan da yakın mahalleler buraları. gece dışarı çıkmak istediğinizde yürüyerek gidip gelinebilir.
0
oldtimer
(24.12.25)
nergiz, goncalara ilave olarak. bahçelievler, alaybey, aksoy(evler bütçeyi aşabilir bakmakta fayda var.
oldtimer'ın dediği gibi bostanlıya ve karşıyaka çarşıya çok yakın bölgeler olduğu için hem sosyal kalırsınız hem ulaşım için izbana yakın olduğu için rahat edersiniz.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Yukarıdaki arkadaşların önerisine katılmakla beraber,

Önerilen bölge, depreme karşı çok hassas bir bölge. Çok fazla da kentsel dönüşüm faaliyeti var. Deprem konusu öncelikli göz önünde bulundurulmalı.

Metro güzergahında iş yeri olan kişi İzban güzergahında konut alırsa işe iki ulaşım aracı değiştirerek gidecektir. Bu husus gözönünde bulundurulmalı.
0
Mirket
(24.12.25)
karabağlar eserkent dostluk bulvarı
0
HellKeePer
(24.12.25)
izban'ı olaya katma.

klasik yer altı izmir metrosu güzergahında ol.

mesela karataş'tan konak metro yürüyerek 8 dakika.

veya üçyol'dan narlıdere'ye kadar olan metro duraklarına yürüyüş mesafesinde de oturabilirsin yaşam tarzına göre.

not: zamanında sanayi durağına yürüyüş mesafesinde çalıştım.

karataş'tan metro kullanıyordum çoğu zaman.

hava almak istersem otobüsle alsancak gar ve sonra tramvay'la da geçebiliyordum.
+1
rain when i die
(24.12.25)
Çok şart degilse İzmire gelmeyin. Barajlar boşalmış durumda. Hergün sular kesiliyor. Önümüzdeki yaz korkunç günler bizi beklemekte. Bu sorunu da göz önüne alıp öyle burdan ev alın
0
limonlu eksi
(24.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(4)

Ankara da tehran gibi tasinmaya baslanir mi

lapaz
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
0
lapaz
(22.12.25)
Taşınmak zorunda kalacağını düşünüyorum. Sürdürülebilir değil.
0
silverleaf
(23.12.25)
Bu konulara ekstra ilgili biri olarak Tahran'ı pek duymamıştım şimdi baktım.

Endonezya başkentini bu sene Ağustos'ta resmi olarak taşıyacaktı ama biraz erteleme oldu, Jakarta yer altı suların aşırı kullanımından dolayı deniz seviyesinin altına batıyor. Borneo adasında Nusantara diye yapay bir şehir yaptılar oraya taşıyorlar.

Mısır da yeni bir başkent inşa ediyor henüz ismi belli değil, oraya taşıyacaklar yavaş yavaş.

Ankara için bu tarz bir risk olduğunu düşünmüyorum. Başkent hâlâ İstanbul olmaya devam etseydi muhtemelen İstanbul'un nüfusu 20-25 milyon sınırını geçerdi ve o durumda İstanbul'dan taşınması şu an tartışılabilirdi ama Ankara 5-6 milyonluk geniş bir coğrafi havzası olan bir şehir. Etrafa yayıla yayıla 10 milyona kadar rahat çıkabilir. Ayrıca Ankara aslında su fakiri bir şehir değildi kurulduğu dönemde her yerinden nehirler akan bir şehirdi de işte plansız yapılaşma ile kurutuldu hepsi.
0
nundu
(23.12.25)
Ankaradan önce asıl kritik tehlikeli yer izmir.

Ankarada öyle büyük kritik susuzluk problemi yok.
0
limonlu eksi
(23.12.25)
@nundu Ankara hiçbir zaman her yerinden nehirler akan bir şehir olmadı. Birkaç küçük deresi vardı ve bunların su ihtiyacına bir faydası olmazdı.
Soruya cevap: Ortada başkenti taşımayı ne gerektirecek ne de düşündürecek ölçekte bir su krizi yok.
0
mikro patlama
(23.12.25)
(6)

araba soruları

inheritance
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?

2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima aracılığı ile sizin aracınıza girdiği oluyor mu? klima dışarıdan hava alacak şekilde ayarlıyken ışıklarda durunca egzoz kokusu doluyor arabanın içine. içerideki havayı çevirecek şekilde ayarlıyken olmuyor.
0
inheritance
(22.12.25)
1- Teknik detayini bilmiyorum ama surekli acik olacak sekilde ayarliyorlar evet, tamamen sekil olsun diye yapilan birsey. O sekilde muayeneden geciyor mu bilmiyorum ama gecmemeli, hatta direk polis cevirip ceza yazmali ama ne kadar uygulamasi var bilmiyorum.
2- Bana da oluyor tabii, karbon polen filtresi bunu azaltir diyenler var ama ne kadar dogru bilmiyorum. Bir de kirli havayi alinca hava alimini kesen daha teknolojik sistemler de var ama tam adi neydi bunun bilmiyorum.
0
mbond
(22.12.25)
1- yanlış bilmiyorsam amerikan park diyorlar buna. Tam keko işi.

2-bana hiç olmadı
+1
rodeocu
(22.12.25)
1. Bahsettiginiz şeyle hiç karşılaşmadım
2. Arabaların klimalarının içeri hava çeken kısmı arabaların en önünde olur. E genelde de arabaların egzos çıkısı arabaların en arkasında olunca tampon tampona giderken öndeki aracın egzoz dumanını arabanızın içine vakumluyorsunuz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için içerideki havayı çevir tuşuna basarsanız klima önden havayı çekmez sadece arabanın içindeki havayı çevirir
0
limonlu eksi
(22.12.25)
1- amerikan sinyal, amerika'da araclarda farlar surekli yanik degilken, bu is icin sinyaller kullanilirdi. ben de guzel durdugunu dusunuyorum acikcasi ama para verip yaptirmam.
2 - hava filtresini karbon filtre ile degistirin, iceriye fazla koku almak o zaman.
0
cooperr
(22.12.25)
1- amerikan park. yeni nesil araçlarda kodlamayla yapılıyor. türkiye'de yasak. muayeneden geçemezsin.

2- hayır. koku geliyorsa kaliteli polen filtresi kullananın. aracınıza uygun mann marka karbon filtreler iyidir.
0
false pretension
(22.12.25)
sıkışık trafikte araç havalandırması iç sirkülasyona alınmalı. yoksak istediğiniz kadar filtreleyin önden egzos kokusu alır. bazı araçlar bunu otomatik yapar.
0
orpheus
(23.12.25)
(11)

60'larının sonundaki babam...

gnosis
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert t
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert tepkiler veriyor. Birgün ya tansiyondan düşüp ölecek ya da biri öldüresiye dövecek. Sürekli peşinde dolaşamıyoruz. Sosyalleştiği bir ortam da yok. Birkaç kere kahvehaneye gitmeyi denedi, bir daha gitmedi. Biraz anlayışlı ol diyoruz, bize de kızıyor. Bana karışamazsınız diyor. Annemi geçen sene kaybettik. O zamana kadar annemin bakımı ile ilgileniyordu. Şimdi tamamen boşlukta kaldı. Ne yapılabilir? Her türlü öneriye açığım.
+1
gnosis
(22.12.25)
nöroloji de kontrol demans flnda böyle sinir yapıyor, nörolojik birşey çıkmazsa psikiyatri rahatlatıcı ilaç verirse kendide sakin kalır tansiyonu fln çıkmaz
+3
eja
(22.12.25)
plus özellikli yapay zekanın cevapları şu şekilde oldu: (chatgpt)

Baban/annenin sokakta tanımadığı insanlarla tartışması ve kavga etmesi tehlikeli bir durum. Bu sadece “huysuzluk” değil, tıbbi bir sorun olabilir.

1️⃣ Önce güvenlik
• Yalnız başına dışarı çıkmamalı. Mümkünse mutlaka biriyle çıksın.
• Tartışmaya girme, uzun açıklama yapma.
→ “Tamam, hadi eve gidelim” gibi kısa ve sakin cümleler kullan.
• Kavga anında haklı/haksız tartışması yapma, ortamdan uzaklaştır.

2️⃣ Acil durumlar (bekleme!)

Şunlardan biri olursa 112 / acil:
• Fiziksel kavga riski
• Kaybolma
• Ani kafa karışıklığı, gerçekleri tanıyamama
• Günlerce uykusuzluk, aşırı öfke, şüphecilik

3️⃣ En doğru ve hızlı tıbbi yol
• İlk ve öncelikli: Nöroloji
• Aynı zamanda: Psikiyatri

Bu iki branş birlikte değerlendirmeli.
(Eş kaybı sonrası başlayan öfke → depresyon / demansa bağlı davranış olabilir)

4️⃣ Doktora mutlaka söyle
• Ne zamandır var, eş kaybından sonra başladı mı
• Son zamanlarda artış var mı
• Sokakta kavga etme, öfke patlamaları
• Unutkanlık, yön bulamama, şüphecilik
• Kullandığı tüm ilaçlar

5️⃣ Evde yapabileceklerin
• Kalabalık, gürültü, tartışma ortamından uzak tut
• Düzenli uyku ve yemek saatleri olsun
• Kafein ve uykusuzluktan kaçın

⚠️ Bu durum kendi kendine düzelmez. Erken müdahale edilmezse hem kendisi hem başkaları için risk büyür.


“ ben de bunlara harfiyen katılıyorum. İnşallah süreci bu tavsiyeleri uygulayıp En sağlıklı şekilde yönetirsiniz.
-2
psmstc
(22.12.25)
1. kedi almayı da düşünebilirsin.
2. kesinlikle duyma testi yaptır ve uygun kulaklık al. (az duyduklarında hele ki yalnızlıkta iyice izole oluyorlar ve duygusal durumları fark etmeden değişiyor. tüm psikolojileri etkileniyor, erken bunama ve demansa sebep oluyor
0
kisa
(22.12.25)
Nörolojiye gitti, mr çekildi. Doktoru yaşına göre normal dedi. Elektronik aletleri; cep telefonu, tablet kullanıyor. Yolunu kaybetmiyor. Günlük tutuyor. Sosyalleşme yok sadece. Psikiyatriye gitmez. Keşke gitse.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
@kisa Evet, ağır işitmeye başladı. Rahatsız olmuyorum diyor ama önce ondan başlamak lazım sanırım.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
etkilerini tahmin bile edemezsin. yalnızlık, depresyon, denge kaybı vs vs.
+1
kisa
(22.12.25)
53 yaşında bana bile bazen her şeyden bıkkınlık geldiği anlar oluyor. eşinin vefatından sonra muhtemelen hayata karşı öfkesi iyice artmış olabilir. psikologa gitmek istememesi de kötü tabi.
+1
lazpalle
(22.12.25)
o yaşlardaki emekli adam devamlı saracak bir şey arar. Eşi de vafat etmiş yapayalnız kalmış. adamın normal yaşamak için sebebi kalmamış.
onu oyalayacak aktiviteler bulmak zamanınını dolduracak şeyler aramak gerekiyor.

TSM veya THM koroları ahşap boyama kursları ,o yaş aralıgına göre trekking aktiviteleri bu durumlar için var.
kahvehanelerin önünde geçerken şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın hep o yaş aralıgı adam doludur. sabahtan akşama kadar laklak yaparlar kagıt oynarlar okey oynarlar. yani amaç saga sola sarmadan vakit öldürmek.

Babanızda işte bunlar eksik. Yaşamına devam etmesi için amaç verirseniz sizi rahat bırakır
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Limonlu eksi+1

Benim babam da emekli olunca içinden canavar çıkmıştı. Depresyona girdi. Evde sürekli bir gergin hava vardı. Aynı şekilde kahvehane alışkanlığı hiç yoktu. Sonra tekrar çalışmaya başladı normale döndü.

Yalnız adamın ilgisi yoksa tsm korosu, ahşap boyama gibi şeylere yönlendirmeyin ya. Ben de kahvehane alışkanlığı olmayan, sosyallik yönünden benzer biriyim. O yaşlarda çocuğum müzik korosu veya ahşap boyama benzeri şeyler önerse, çocuk mu eyliyorsunuz diye öfkelenirdim muhtemelen. Yani öneri sunmanın zor olduğu bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(22.12.25)
şekerine bir baktırın.
0
ground
(23.12.25)
Yürüyüş grupları var. Adalar ve şehre yakın kolay rotalarla başlayabilir isterse. Hafta içi yürüyüşlerine emekliler veya çalışmayanlar katılıyor genelde.
Kendini biraz daha zorlamak isterse hafta sonları doğa yürüyüşlerine katılabilir. Her yaştan insan oluyor.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(4)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
(9)

beyaz eşya guruları

benibulmanlazim
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.

( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
+1
benibulmanlazim
(17.12.25)
televizyon istediğiniz boyutta sunny marka webos işletim sistemli. bir arkadaşım evine almıştı beğendim ben de aldım. fiyat performans olarak cidden etkileyici


bulaşık makinası seg aldım. arkadaşın anası 10 senedir kullanıyor. yazlığındaki makina da regal. 3 programlı yetiyomuş.

koltuk takımını enza home dan aldım. çok değişik fiyatlara bilinmedik markalar var. bi tane 3lü 1 tane tekli aldım. yatak ve bazayı da enzadan aldım tek kişilik. enza zaten yataşın markasıymış. sehpa masa ıvır zıvır aşırı derece pahalı enza da.

mutfak masası ve sandalyelerini ikeadan beğendim. masif ahşap seçtim ama henüz sipariş vermedim.
0
Fodera
(17.12.25)
Arçelik aldım, 4 yıldır kullanıyorum bi sorun çıkarmadılar
0
fildirfildir
(17.12.25)
tv tlc. beyaz eşyada çok özelliklinin hiç bir anlamı yok. beko al geç.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
daha 2 gün önce buzdolabı, bulaşık makinesi, ocak, airfryer aldım. hepsini de arçelikten aldım. arçelikte yıl sonu indirimi var sanırım. fiyatları altus ürünlerin %10-15 üzerinde.

bu arada altus ile arçelik aynı ürünler aslında. aynı fabrikadan, aynı banttan çıkıyor ikisi de. yalnız markaları farklı.

arçelik, grunding, beko, altus. aynı malzeme ile yapılan ürünler. hangisini ucuz bulursanız alabilirsiniz.
0
yemrem
(17.12.25)
Çogu insan bilmez. Eger Vestel grubu ürün alacaksanız bu siteye bakmanızı öneririm

www.vsoutlet.com.tr

Kendisi Vestel in sitesi. Birebir Vestel'in sitesindeki ürünlerle aynı kalitede bir tek marka etiketi farklı. Fiyat olarak net %50 daha ucuz. Malzeme kalitesi garanti v.s hepsi aynı
+1
limonlu eksi
(17.12.25)
Tv, kurutma, camasir mak beko 7 senedir sifir sorun. Eski camasir samsung'du anam ağladı.
0
duster
(17.12.25)
Firin, bulasik makinesi gibi urunlerde cok detayli ve programli olanlardan kacinin, gunun sonunda 3-4 programla kullaniliyor. Ne kadar teferruat o kadar cok bozulma riski.
Kucuk ev aletlerinde her seyi yapan aletlerdense temel ozellikli ucuz urunlerden gidiyorum ben. Altus kettle, grundig filtre kahve makinesi (latte vs yapmiyor), sinbo tost makinesi gibi. Yillardir bozulmadilar.
Bir de fiyattan bagimsiz buzdolabinda buzluk altta olan modeller daha cok kullanim rahatligi sagliyor.
0
lallala
(18.12.25)
arçelik/beko eğer fiyat olarak uygunsa alın geçin. 6 senedir arçelik çamaşır, bulaşık ve buzdolabı kullanıyorum. sadece bir kere bulaşık makinesine servis çağırdım.

ama geçen sene ankastre ocak-fırın-davlumbaz alırken arçelik ile siemens aynı fiyattı mesela. siemens aldım.

tv piyasasını hiç bilmiyorum. yine evlenirken samsung almıştık, hiç sorun yaşamadık.

benim de tavsiyem çok fonksiyonlu modellerden kaçınmanız yönünde. zaten bulaşık makinesinde iki ayar filan kullanıyorsunuz. otomatik kapak açma şu bu gibi ekstra özellikler gerçekten gereksiz. çamaşır makinesinde de ihtiyacın üstünde kiloda almaya gerek yok mesela. sadece keşke büyük bi buzdolabı alsaymışım diyorum ben şu an.
0
elorelia
(18.12.25)
ekonominiz müsaitse siemens iq500-700 serisi. müsait değilse alt segment siemens bosch yerine, üst segment arçelik/beko.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
(4)

Panjurlu pencereden eve hırsız girebilir mi?

jonas
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
0
jonas
(16.12.25)
Bahce katindaki evimizde demirler vardi distan. Hirsiz o demiri sökmüş kenara koymus evin icine fener tutuyordu Allah yardim etti isigina uyandim yoksa eve hirsiz giriyordu. Telefon kablosu disardan geciyordu onu bile kesmisti polisi aramayalim diye. Travmalarim canlandi.
+1
matilda
(16.12.25)
Panjur özellikle hırsızlığa karşı üretilmemiş, bildiğimiz klasik panjur ise açılması 1 dakika sürmez.
0
orient blue
(16.12.25)
panjurun dışarıdan açılması işi bilen için maksimum 30 saniye. demir yaptırmanız gerekiyor. 15 lik demirle yapılacak baglantı yerleri duvar içine çakılıp körlenecek. en güvenlisi bu. şarjlı spiral ile bunu da açması 2,3 dk ama gece sessizliginde hiç bir hırsız spiral ile demir kesmez.
0
limonlu eksi
(17.12.25)
@limonlu eksi Panjur kilitleri varmış araştırdım da, o kilitlerden kullanıldığı durumlarda dışarıdan açılamaz sanırım.
0
🌸jonas
(17.12.25)
(12)

Flörtün toki ısrarı

egerbiryolcu
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.

Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı olacağını mutlaka başvur diye söyledi.

Sizce bundan zorlasam bir anlam çıkarabilir miyim. Arkadaş arkadaşa böyle bir konuda ısrarcı olur mu? Benimle ciddi düşünmeyi düşünüyor mudur? Geleceğe yatırımla ilgili bir konu sonucta. Böyle şeylerden anlam çıkaracagina sor derseniz de ben kızım açilmam kafasında değilim. Onun için beklediğim şeyler var. Ama bir isik varsa daha hevesli olurum.
+1
egerbiryolcu
(14.12.25)
Flörtle cinsel öpüşme konuşulmuyor mu ya. Toki ne abi. Ciddi ilişki olarak görüyor seni. O evde çocuklarınız büyüyebilir. Hayırlı olsun şimdiden. Bu zamanda evlilik iyi cesaret.
-3
arbre
(14.12.25)
Böyle insanlar var. Çevresindeki herkesi, tasarrufa, yatırıma, mal sahibi olmaya, spora, zayıflamaya, sigarayı bırakmaya teşvik eden. Bu uğurda kendini paralayan insanlar var. Kendimden biliyorum.

Ama en azından sana çok değer veriyor ve müşterek gelecek kapısını açık tutuyor diyebiliriz.
+4
Mirket
(14.12.25)
Iyi bir yatirim olacagini dusunmustur. Bence olmayabilir ama siz bilirsiniz. Hic degilse birikim saglar fakat basvuru ucretinde zorlanan pesinat ve taksitlerde de zorlanabilir, hesabinizi iyi yapin.
0
osssy
(14.12.25)
herşeyi bir kenara koy; "gel ortak başvuralım" dememiş bir kere. seni "bireysel" olarak geleceğine yatırım için ikna etmeye çalışıyor. toki olur moki olur, bence niyet güzel gibime geliyor.

bu tarz bir projeye girseniz, hatta yolları ayırsanız bile, ilerde arkasından çok dua edersin.
bu tarz bir projeye girseniz, yola devam ederseniz yine ona dua edersin, efferim len dersin.

p ise q açılımından devam et :D
+6
love and trust
(14.12.25)
güldüm valla.
elektrik su faturalarının durumundan pazarın ateş pahası olduğundan da konuşuyor musunuz?
-1
deranzo1
(14.12.25)
@deranzo1

Otuz yaş üstü olunca konular böyle :d
Ama evet gelecek kaygısı düzenli iş sınavlar memuriyet gerçekten ortak kaygılar ne yazık ki...
+1
🌸egerbiryolcu
(14.12.25)
Değerimizi anlamıyorsunuz ama er ya da geç farkedeceksiniz.
0
baldan kaymak
(14.12.25)
Ben burada sizinle ilgili net bir gelecek planından çok kendi hayat planını paylaşan bir adam gördüm. O "bak ben böyle planlıyım" diyor, siz "beni de o planın içine koyuyor mu" diyorsunuz. Yani siz gelecekle ilgili konuları ilişki bağlamında okuyorsunuz. O ise büyük ihtimalle kişisel planını paylaşan ve sizi de bu "fırsat" olarak gördüğü plana dahil etmek isteyen iyi niyetli biri. Burada sizin fazla anlam yüklemeniz değil, onun netlik vermemesi var. Keşke az daha net konuşsaymış, bence siz uygun sorularınızla bunu netleştirmesini sağlayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
mirket'in dediklerine katılıyorum. bazı insanlar var, diğer insanların kendileri gibi yatırıma, dengeli beslenmeye, sağlıklı yaşama, spor yapmaya, kendince çok mantıklı gelen şeylere karşı neden uzak durduklarını anlamlandıramıyor ve bu konularda onları bilgilendirip teşvik etmeyi kendilerine görev addediyor. bu eleman öyle birisi gibi geldi bana

sosyal medyada bir meme görmüştüm. adamın birisi zengin arkadasına diyor ki "ya otobüs çok kalabalıktı bugün yoruldum" o da cevap veriyor "aa sen niçin araba almıyorsun ya" :) aklıma bu olay geldi şimdi
+1
abelardo
(14.12.25)
Benimle evlen diyecegine tokiye yazıl diyor işte. Şimdiden sana yatırım yapıyor
+1
limonlu eksi
(14.12.25)
Adam sana iyilik için demiş. ısrar etti derken ayaklarına kapanmamıştır.
yarın ayrılsanız, toki sana çıksa arkasından dua edersin.
0
duyuruuser
(15.12.25)
kimi insalar borca girmeden para biriktiremiyor.
elinde imkan varsa bile o para ile birikim/yatırım yapılabileceğini farketmiyor.
bazen karşılaştığı bazı insanlar da bu konuda iteleyici bir motivasyon oluyor.

ben altında bir çapanoğlu aramaz, iyi niyetli düşünürdüm.
zaten çıkma ihtimali çok düşük. bence de başvurun, eğer çıkarsa ve ödeyemezseniz o zaman başka şeyler düşünürsünüz.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(9)

Bulasik sungerinizi mikrodalgaya atiyo musunuz

lapaz
Temizlenmesi icin?
Temizlenmesi icin?
0
lapaz
(13.12.25)
Hayır kaynar suda bir iki damla çamaşır suyu içine bezleri ve süngeri bekletiyorum
+1
grimavi
(13.12.25)
Sinek öldürmeyen şey mikrop mu öldürecek?

www.reddit.com
0
Mirket
(13.12.25)
yemeklerin kabasını almak için kullandığım silikon fırçam var. fırçayı su tutup kenara asıyorum. arada bulaşık makinesine atıyorum. süngerim de var. yıl içerisinde süngere ihtiyaç duyduğum zaman nadirdir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Hiç denemedim ama ıslak olması koşuluyla gayet mantıklı. Mikrodalga süngerdeki suyu kaynatır, yüksek sıcaklık en etkili mikrop öldürme yöntemlerinden biridir.
* Sinek mevzusu duran dalga fenomeniyle ilgili, hareket edebildiği için fırının içinde ısınma olmayan bir spota kaçabilir. Bu konuyla alakası yok.
* Sirkeli suyun dezenfektan etkisi son derece zayıftır. Bu kadar popüler olmasının tek nedeni çok kolay ve ucuz olmasından başka bir şey değil. Sirkeye güvenmek, diğer tedbirleri ihmal etmeye yol açıp başınıza iş açabilir.
0
mikro patlama
(13.12.25)
hayır zaten ucuz bişey paket paket alıp. en geç haftada bir çöpe atıyoruz.
0
orpheus
(13.12.25)
hic duymadim boyle bir uygulama.
2-3 haftada bir cope atip yenisini aciyoruz.
0
cooperr
(13.12.25)
Bulaşık süngerini iki haftada bir değiştiriyorum, mikrodalgada pişirmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.12.25)
Sünger uzun süre kullanmasi zararli cok bakteri üretiyor diye kabak lifine gectim,daha sağlikli.
0
kendinibulankadin
(13.12.25)
Mikrodalga hiç bir mikrop ve bakteri öldürmez. Yani gereksiz bir eylem
0
limonlu eksi
(13.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(9)

izmir'in su sorunu ne olacak?

oldtimer
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi. hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. ta
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi.
hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. tahtalı da sıfırı çekerse ne olacak? komple su veremicekler mi? var mı bir b planı?
0
oldtimer
(10.12.25)
Şehirlere su temini DSİ'nin görevi, temin edilen suyun dağıtımı belediyelerin görevidir.

Bu tip sorulara verilen cevaplar hep Belediyeleri suçlayıcı olduğu için bir ön bilgi vereyim dedim.
+2
Mirket
(10.12.25)
B planları hiç yok. deniz suyundan arıtma tesisi kurulması ve bunun faaliyete geçmesi en az 2 yılda olacak iş. Üstelik bunun için hiç bir girişim yok. hadi bu kışı ara ara ufak ufak yağan yağışlarla atlatırız ama önümüzdeki yaz çok korkunç olacak.

Günlerce haftalarca olan kesintilerin sonucu büyük göçler olacak.. Çünkü azalan su kaynakları artık izmirin nüfus yogunlugunu kaldırmıyor
+1
limonlu eksi
(10.12.25)
bana da öyle geliyor, ama hiçbir açıklama olmaması çok garip. az buz değil kaç milyon insan yaşıyor şehirde. dün manisa'daki barajların da tükendiğini söylüyordu bir uzman. yani çevre illerden zaten su taşımak ütopik geliyor, haydi oldu diyelim oralarda da çanlar çalıyor.
0
🌸oldtimer
(10.12.25)
ben bir yandan olsun istiyorum 1-2 kurak sene suyun değeri anlaşılsın şehirler boşalsın varsın sıkıntı çekelim
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
dibe vurmadan ziplayamazsin.
bizim sehircilik anlayisimiz surdurebilir degil.
cok kucuk olmayan bir ulkenin %50si 3 sehirde yasayamaz, bu direk salaklik.
salakligin da bu tarz sonuclari olabiliyor.
0
cooperr
(10.12.25)
bunun bu sene olacağını ön gördüğümden dolayı izmire dönmedim. son 2-3 senedir izmir kavruldu, adam akıllı yağmur da almadı. şehircilik izmirden ayrılalı çok oldu. izmirde yaşamak zorunda olup başka yere gidemeyecek olanlara sabırlar diliyorum.
0
false pretension
(10.12.25)
Şehir insan sayısını kaldırmıyor. Merkezi yönetim belediyenin kolunu kanadını kırmış durumda. Sıkıntı büyük
0
HellKeePer
(10.12.25)
bu yönetimle bişey olacağı yok. daha kötü olacak.

ayrıca dibe vurmadan sıçrayamazsın diye bir şey de yok. dip de yok. düştükçe düşersin bu kafayla.
0
gurur
(11.12.25)
Şehir yer altı suları ile idare ediyor. Ancak bu uzun süre devam etmez. Şubat-Nisan arası yağış olmazsa izmir bitik.

Cooperr'a katılıyorum. Türkiye'de 3 büyük şehir artık nufusu kaldıramıyor. Yolda yürünemeyen bir şehirde su nasıl yetsin
0
michael harddd
(11.12.25)
(2)

çocuk boğaz ağrısı için temiz içerikli Pastil önerisi? yaş 5.

mikahakkinen
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
Evde pastil yapımı tarifleri vardı onlar belki çok daha iyi iş görebilir.

youtu.be

Senin için bulabildiğim en doğru tarif bu, birkaç tarife bakarak kendi tarifinizi de geliştirebilirsiniz, zerdeçal karabiber koyanlar da var... Bir de bal limon zencefil üçlüsü (1 büyük limonu ister kabuklu ister kabuksuz küçük küçük doğruyorsun, limonun büyüklüğünde taze zencefili de aynı küçüklükte doğrayıp 450 ml'lik bir kavanoza koyuyorsun, üstüne bal doldurup en az 12 saat buzdolabında bekletiyorsun, içmeye veya karıştırıp yemeye hazır) var, bunu ışığa yakın sıcak suya karıştırıp içiyorsun iyi geliyor vs.
+1
muhayyer divan
(07.12.25)
Phytorelief kids
+1
limonlu eksi
(07.12.25)
(1)

İzmir İzelman otopark abonelik

760 gr
Merhaba, mustafa kemal sahil bulvarındaki izelman otoparkında abonelik bekleme süresini yakınlarda deneyimleyen oldu mu? Dün izelmanı aradım 2 3 sene beklersiniz diyorlar. Karataş tarafında caddede değil araba bisiklet koyacak yer yok. Sokak falan da yok. Çevrede yaşayanlar varsa ne yapıyorsunuz?
Merhaba, mustafa kemal sahil bulvarındaki izelman otoparkında abonelik bekleme süresini yakınlarda deneyimleyen oldu mu? Dün izelmanı aradım 2 3 sene beklersiniz diyorlar. Karataş tarafında caddede değil araba bisiklet koyacak yer yok. Sokak falan da yok. Çevrede yaşayanlar varsa ne yapıyorsunuz?
0
760 gr
(03.12.25)
dogru demişler 2 3 sene beklersiniz. tabi onun da garantisi yok. insanlar daha iç kısımlara ara sokaklara arabasını parkedip 10-15 dk eve yürüyorlar.
0
limonlu eksi
(03.12.25)
(13)

Yapay zeka işleri bitiriyomuş, işsiz kalacakmışız

xephyr
Selamlar, Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu s
Selamlar,

Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.

Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu söylemleri yani.

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek. Herkes verimlilik için kelle kopartıyor ama o adam artık amazondan alışveriş yapmayacak. Hp laptop almayacak. Youtube premium almayacak vs.

Bu durumda kısır bir döngüye giriyor gibi oluyoruz. Tüketim yoksa bu sefer üretimin anlamı kalmayacak. O yapay zeka sunucuları yapacak iş bulamayacak.

Dünyayı yöneten aileler ne düşünüyor acep bu gidişatta? Herkesi asker yapıp, kuru fasulyeyi dayayıp, kavga mı ettirecekler? Ya da 3 kuruş işsizlik maaşı ile texas arazilerinde ırgatlık mı yapacaz?

Teşekkürler.
+1
xephyr
(30.11.25)
www.weforum.org

www.ebsco.com


Bu iki kavramı iyice anlarsan sorduğun soru da netleşir senin için. 70’lerde tek maaşlı fabrika işçisinin ev araba aldığı dünyadan buraya geldiğimiz gibi, ev arabanın sadece lease edildiği ve şirketler için yaşayacağımız bir evrene gidiyoruz. Ars forums vs zamanında 2000’lerde bunları çok konuşurdu
+3
avatar is back
(30.11.25)
Şahsi görüşüm ve şirketin de yaptığı yatırımları kullanmaktan öğrendiklerim (copilot entegre, palantir, kinaxis vs bir sürü şey);
Şimdi benim yeni bir ürün grubum var. Bu ürün grubunda eskiden reorder point denilen bir lanet ile yaklaşık 3000 tane komponent yönetiliyor, MRP yok. Her hafta raporla shortage hesaplanıyor.
Kinaxis ile bu tamamen ortadan kalkiyor, machine learning ile son iki senede ortalama bu komponentler ne kadar kullanilmis vs yeni forecast var mi derken bana resmen gelecek iki sene tahmini ne kullanacagimi çıkarıyor.
Önceden bunu supply chain manager yapiyormus. Satin almaci da takip ediyormus. Su an bu görev tamamen gitti.
Yapay zeka; bunu daha çok palantirde görüyorum. Bana "su itemler x zamandir satılmıyor, karlari da düşük. Bunlari öldür diyor product managera misal.

Yani benim şu an gördüğüm tedarik zincirinde bizim işimizi daha iyi yapmamizi sagliyor.
Yalnız normal islerde ben sıkıntıyı yapay zekada değil offshoreda görüyorum. Bizde bütün operasyon işleri hindistan'a gitti. Benim misal direkt satın alma, sourcing, indirekt satın alma, lojistik hepsi hindistan. Kısacası daha yapay zeka gelmeden bu kısım tamamen yok oldu.

Açıkçası ben tedarik zincirinde şu son 1 senede gördüğüm sorunlardan sonra 10 senede yerimin yapay zeka ile dolmasina şaşarım çünkü benim sirketim full yapay zeka olsa da tedarikciler, forwarderlar değil. Çok afedersin 10 kişilik Japonya'daki tedarikçiyi gel yapay zeka ile yönet yani ya da Fas'ta İngilizce maillera Fransızca yazan amcayi yönet.

Benim gördüğüm etki belli bir çerçeve içinde hareket eden ya da işi okumak, analiz etmek olan sektörlerde falan sıkıntı olabilir. Misal yazılım çok normal sıkıntı olmasi, sonuçta ortada işin alfabesi var. Milyon kaynak var.
Gene diğer sorun misal consulting. Bu consultinglerde işi analiz etmek, araştırma yapmak olan juniorlar olurdu. Onlarin yarisina gerek kalmıyor.

Onun dışında bugün bir tane kartonun eksikliği sebebiyle 6 tane kişiden değişim onayi isteği oldu üretim durmaması için. Bunun için bile 6 tane kişinin onayı istenen yerde sektörleri komple yapay zeka dönüştürmenin riskini alacak babayiğit yok şimdilik. Misal yapay zeka hatası sebebiyle kontrat yanlış çıktı ya da yapay zeka hatası sebebiyle 1 yerine 1 milyon alındı vs. Bunlarin riski kimde sorusunun cevaplanmasina daha var.
Ben açıkçası offshore'dan daha çok korkuyorum. Çünkü hindistan'da zehir gibi insanlar var, çok iyi çalışıyorlar ve elini sallasan binlercesini buluyorsun bir anda.
+1
logisticsmanager
(30.11.25)
Doğru, Türkiye'nin önde gelen yazılım şirketlerinden birindeydim. Geçtiğimiz haftalarda işten çıkardılar. Zannımca her 6 ayda bir en düşük performans gösterenleri çıkartıp yavaş yavaş eleman sayısında küçülmeye gidilecek. Artık herkese AI ile iş yaptırıyorlar ve gerçekten muhteşem sonuç çıkardığını ve verimliliğimizi %70'ye yakın arttırdığına bizzat şahidim. Artık sadece en iyilerin kalabileceği bir döneme girdik. Bir sonrakinde de en iyilerin en iyileri kalacak ve böylece az sayıda maksimum verime ulaşana kadar devam edeceğini düşünüyorum.
0
duyurunun bug'ı
(30.11.25)
Buna ek olarak çoğu firmanın geleceği düşündüğünü düşünmüyorum. Çoğu şu an productivity yükseltip revenue peşinde. Zuckerberg, musk falan 20 sene sonra ne olacağını umursamiyor. O sonraki jenerasyon sorunu onlara göre.
Gene de dediğim gibi herkesin işsiz kaldığı senaryoyu utopik görüyorum. Şahsi görüşüm tabi.
-2
logisticsmanager
(30.11.25)
Bu kadar uzun vadeli öngörülerde bulunmak kolay değil.

Ama bahsettiğiniz senaryo doğru.

yine de iktisatta en temel konulardan biri şu:
Bir ülkede ne bolsa o ucuzdur. Avrupa'da, ABD'de, Çin'de teknoloji bol, o yüzden teknoloji ucuz. Bazı ülkelerde insan bol, o yüzden insan emeği ucuz. Yani burada ekonomik tercihler devreye girecek. Bazı alanlarda ai daha ucuz olunca ona gidilecek, bazı yerlerde insan daha ucuz olduğu için o devam edecek.

Hindistan'da otomatik kapının tamiri daha pahalıya geliyor diye, vardiyayla kapıyı açıp kapatsın diye insan çalıştırıyorlar mesela. Otomatik kapı yine ama insan açıyor.

Şimdi biraz daha derine inelim.

Çok uluslu bir şirkette pazarlama alanında çalışıyorum.

Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapan bir şirket.
Ve bu yıl şirketin global inovasyondan sorumlu yöneticisi şirketin geliştirdiği ai projesini anlatmak için geldi. Proje muhteşem. Birçok departmanın, bakın kişinin demiyorum departmanlardan bahsediyorum, işinin önemli bir bölümünü dakikalar içinde yapabiliyor. 2-3 gün süren bir işi 2-3 saate indirebiliyor. Ama tabii ki bu işlerin %40'ını yapabiliyor. Ama bu şu demek, o departmanda çalışan 10 kişiden 4'üne gerek yok gibi.

Öte yandan adam çok kritik bir şey söyledi, ai şu anda fikir üretemiyor, şimdilik. Yani hayal gücü yok. Senin ona çizdiğin sınırlar içinde analiz yapıyor, senin ona çizdiğin yol haritasını uyguluyor vs vs. Otomasyon konularında muhteşem bu arada.

İşte burada diyor ki, fikir üreten insanlar bu işten şimdilik en az etkilenenler olacak beyaz yaka dünyasında. Tabii ki rol değiştirerek. Fikir üreticisi değil, fikir küratörü olacaksınız. Yani terzi değil, gardrop için en ideal parçayı seçen küratörler. Bu ai'ın yapamayacağı bir şey. Ai'a nasıl fikir aradığını öğrettiğinde senin için denemeler yapabilir. Ama en doğrusunu yine sen seçiyor olacaksın.

Yazılımcılardaki durum da bu. AI sana sıfırdan bir proje geliştiremez. Ama sen bir projenin mimarisini oluşturursan ne yapacağını biliyorsan parça parça o projeyi inşa edebilirsin. Ama ai'ın sana üreteceği parçalar yine lego blokları olacak. O lego bloklarını kullanarak sen inşa edeceksin yine.

O yüzden istihdam azalacak bu da doğru. Otomasyona dayalı işler, robotikle de birleştiğinde daha az insana ihtiyaç duyulacak. Fabrikalar vs.

Şu da var, 21. yüzyıl fikri mülkiyet ve patent yüzyılı. Bu devrin ekonomik değeri bu. Üretim gücü değil. Patentin varsa, ürünü nerede ürettiğinin kimin ürettiğinin önemi yok. iPhone'u sen tasarladıysan ister çin'de ürettirirsin, ister abd'de. Üreticinin önemi azaldı artık. Ama o patent sende olduğu sürece para eden şey de o.

Avrupa, ABD, Japonya, Güney Kore zaten bunu uyguluyor yaklaşık 60 yıldır.
Gelişmiş ülkelere bakın, çoğunun patent gücü üretim gücünün üstündedir.
Çin de son anda bu treni yakaladı.

Bu ülkeler ve bölgeler dışında kalan bütün ülkeler, bu ülkelerde geliştirilen fikirleri ucuz iş gücüyle üreterek para kazanmaya çalışıyor. Montaj sanayisi, ucuz işçilikli tekstil atölyeleri, ucuz hizmet sektörü (tasarım hizmetleri vs. de dahil)...

Şimdi ipin ucunun koptuğu yer de burası.
Patenti bulan adam eskiden kendi ülkesinde üretemiyordu, çünkü pahalı ve maliyetliydi.
O yüzden gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde ucuza malediyordu.

Şimdi ai ve robotik teknolojileri sayesinde belki bu üretimi de çoooook daha ucuza halledecek. Ai orijinal fikir bulamıyor demiştik ya, ama var olan fikirleri çok iyi uygulayabiliyor, üretim yapabiliyor, otomasyon yönetebiliyor.

Şimdi olası senaryolara bakalım: Avrupa için
Yani hani "nüfusu yaşlanıyor, nüfusu azalıyor avrupa batacak" diyorduk ya mesela, tam tersi azalan nüfus işlerine geliyor artık. Az sayıda nitelikli nüfus, o nitelikli nüfusun altyapı işlerini görecek ai ve robotik teknolojileri, onlar için üretim yapacak, onlar için sokakları temizleyecek, onlar için asfalt dökecek, çöp toplayacak vs. (Çin'de tamamen robotlar kullanarak yol inşaatı falan yapıyorlar artık). Yani bu işler için tuttuğu göçmen nüfusu da yavaştan ülkelerine gönderecek. Zaten mecbur gidecekler çünkü iş bulamayacaklar. Ha avrupa'nın bir handikapı şu, ağır sanayiye çok yaslandı ama teknoloji devrimini kaçırıyor. Onlar da çin ya da abd'ye bağımlılar şu anda ai konusunda.

ABD:
Nüfusun nitelikli kısmı refah içinde yaşarken, niteliksiz nüfusu ya göç edecek ya da bu varlıklı kesimin güdümünde çalışacak hayatını idame ettirecek. Avrupa'yla benzer senaryolar. Zaten artık mülk sahipliği giderek zorlaşıyor. Leasing sistemi, kiralama seçenekleri gündemde. Beyaz eşya firmaları bile spotify gibi abonelik sistemine geçiyor bazı bölgelerde. Servet sahibi değilsen, evini, arabanı, eşyalarını, kullandığın tüm hizmetleri kiralayacaksın, belki hatta şirketler sana iş yaptırmak için maaş yerine bu ödemeyi yapacaklar sadece. Bir de eline cüzi bir miktar kalıyor olacak. Dediğim gibi ai yüzünden işlerin tamamı kaybolmayacak ama işsizlik oranları artacak. Sistemin içinde kalmak isteyenler sermayeleri yoksa şirketlerin dayattığı koşullara razı olacak, uyumsuzlar da dışarıda kalacak. Şu anda da böyle zaten. Sadece daha görünür olacak bu netlik.

Japonya&Kore:
Bunlar zaten patent manyağı memleketler. Inovasyon konusunda çok ciddi seviyelerdeler. Kore hyundai sayesinde boston dynamics gibi bir devi satın aldı. yakın zamanda bu konuda çok ciddi atılımlar yapacaklar. Benzer senaryolar bunlarda da geçerli. Zaten dışa kapalı toplumlar çok göçmenleri yok nüfus nitelikli buralar şu ankinden çok farklı olmaz.

Çin
Ucuz iş gücüyken dünyanın bir diğer inovasyon merkezi olma yolunda ilerliyor. Çılgınlar gibi teknoloji geliştiriyorlar, patentler alıyorlar. Robotikte ve ai konusunda çok hızlı ilerliyorlar. Özellikle ai konusunda batılılara göre daha az regülasyonla uğraştıkları için etik metik yok bam bam geçiyorlar. Çin'de zaten nitelikli biriysen önün açık sistemde. Nitelikli değilsen bir şirketin bünyesinde ucuz işçisin. Hayatı fabrikalarda geçen insanlar var. Fabrikada yaşıyor, orada konaklıyor, orada yemek yiyor, orada çalışıyor. AI sebebiyle bu tip yapılar daha fazlalaşacaktır.

Geri kalan ülkeler:
Bu treni yakalayamayan ülkeleri zorluklar bekliyor gibi bir durum var. Mesela Türkiye tarım ülkesi diyoruz değil mi? Ama tarım ve hayvancılık ağırlıklı olarak insan gücüne dayalı. Çünkü insan emeği türkiye'de daha ucuz. Türkiye'de teknoloji yoğun bir çiftlik kurmak istediğinizde hem kurulum maliyeti yüksek, hem beşeri sermaye dediğimiz arge zayıf yani bunu da dışardan alacaksınız onun da maliyeti yüksek, hem de yatırımın geri dönüşü uzun.

Ama hollanda'da teknoloji ucuz. O yüzden adam insansız tarım yapıyor neredeyse.

Şimdi Türkiye bu aşamada rekabet ediyor. Maliyetler yakın birbirine. Ama bir noktada insanın kapasitesi sınırlı. Robotik teknolojileri hem daha da ucuzladığında, hem de verimliliği arttığında aradaki fark açılacak.

Mesela türkiye'de marul yetiştiriciliği nasıl yapılıyor? Topraktan.
Hollanda'da nasıl yapılıyor? fabrikada.

Senin 1 dönüm arazin var. 1 ton atıyorum mahsül alıyorsun. Tanesi marulun 10 cent diyelim.

Hollandalının da 1 dönüm arazisi var. Ama adam dikey topraksız tarım sistemi kurmuş. 10 kat çıkmış. Yani 1 dönümden 10 ton ürün alıyor. İlk fark burada.

Sen tarımda doğa koşullarına bağlısın.
Adam kapalı yerde yaptığı için otomasyonu yani yapay zekayı bağlamış iklimi kontrol ediyor. Hastalık var mı yok mu bin tane kamerayla ürünleri izliyor.

Sen insan işçiliği kullanıyorsun.
Adam tarım için uygun robotlarla çalışıyor. Saksıları robotlar ekiyor, saksıları robotlar suluyor, yetişen ürünleri robotlar topluyor, kasalıyor paketliyor.

Youtube'da belgeselleri var. 10 ton ürün veren marul çiftliğini 2 kardeş idare ediyor robotlarla. Bugün o da 10 sen de 10 cente üretiyorsun.

Ama yarın onun teknolojisi gelişince onun maliyeti 8 cente inecek belki. Üstelik sen 1 dönümde 1 ton üretmeye devam ederken, o belki 1 dönümde 20 ton üretmeye başlayacak. İşte o zaman fark açılacak. Onlar daha zenginleşirken sen yerinde sayacaksın.

Yani gelişmiş ülkeler ai'dan nasıl etkilenir bilmiyorum ama az gelişmişler özellikle ucuz iş gücüne yatırım yapanlar bazı riskleri görmeliler.
+7
anten
(30.11.25)
@logisticsmanager'e bir yere kadar katılıyorum ama biz hep şöyle düşünüyoruz; yapay zeka yanlış yaparsa sorumlusu "kim" (hangi insan)? burada kaçırdığımız olay şu; biliyorsunuz geçmişte yapay zekanın dil modeli geliştirip kendi aralarında bir bağ kurduğundan falan bahsedilmişti. yani şunu demeye çalışıyorum yapay zekayı da yapay zeka denetleyecek. mesela şu an yapılan "müzik devrimi" bu müziklerin iyi ya da kötü olduğuna kim karar verecek. yine yapay zeka verecek :)
+1
Rondak
(01.12.25)
Ben demek istediğinizi anladım ancak kurduğunuz mantık düşündüğünüz sonucu doğurmuyor aslında. Amazonun kendi personeli tarafından yapılan alışveriş amazonun yıllık hasılatının herhangi bir bindesine bile tekabül ediyor mu ki? Diyelim bu konuda hassasiyet gösteren insanlar bu şirketleri boykot ettiler, bu işten çıkarmalar artınca, şirketler çeşitlenince ve hatta genele yayılınca ne olacak? Hangi biri boykot edilecek?

Sizi amazon işten çıkardı ve siz de amazon kullanmamaya başladınız X şirketinden alışveriş yapmaya başladınız diyelim, kullandığınız X şirketi de kendisi için karlı olan bu yola eninde sonunda girdiğinde ne olacak?

Kafanızı kurcalayan nokta sadece bu temel üstüne kuruluysa sorunuzun cevabı net aslında. İşten çıkarmalar bu şirletleri zora sokmayacak.
0
akhenaten
(01.12.25)
@akhenaten; sanirim arkadas bu tarz isten cikartmalar sonucu coken orta sinifin keyfi harcamalara pay ayiramayacagini, ve dolayisiyla isten cikarma yapan firmalarin dolayli olarak mal ve hizmetlerini satin alacak insanlari bulamayacagini soyluyor. boykottan bahsetmiyor yani, orta sinifin cokusunden bahsediyor.

dedigi elbette olacak. late stage capitalisme kafa ustu cakiliyoruz hayirlisi olsun. ai gibi, otomasyon gibi verimlilik arttirici sistemlerin sefasini surecegimiz yeni bir dunya duzenine elbette gecilecek, ancak o vakte kadar yani muhtemelen onumuzdeki 10-20 sene bizi cok sikintili donemler bekliyor. sinif gecislerinin askiya alindigi, cok kisitli bir elit sinifin kendi varoluslarini milyarlarin sefaleti pahasina devam ettirmeye calisacagi bir doneme giriyoruz.

benim tahminlerim su sekilde.

1) varlik sahibi insanlar su ana kadar hep yaptiklari sekilde kendi guclerini daha da arttirmaya calisacaklar, ve dunya uzerinde siyaset ve medya mevkilerine yakinliklarindan dolayi bunda ilk once basarili da olacaklar. (bence su anda bu asamadayiz. amerika'da yoksul muhafazakar kesimin kendi elleriyle trump'i secmesi, ve trump'in onlarin ulasabilecegi egitim ve saglik hizmetlerini budamasi, kendilerini hukumet islerinden kovmasi dunyanin en komik fikrasi olabilir)
2) ancak durum oyle bir noktaya gelecek ki insanlarin ezici cogunlugunun hayattan bir beklentisi kalmayacak. kaybedecek seyi kalmayan insanlar ciddi bir sosyal calkanti yaratacak.
3) ic savaslar, veya dupeduz savaslar sonucunda toplumlar uzerinde biriken gerilim bosalacak. bu bosalma sonucunda bir 100 sene daha gidecek yeni bir toplumsal duzen olusacak. bu duzende insanlar verimliligin tavan yaptigi bir gerceklikte, daha guzel bir dunyada yasayacaklar. gelismis ulkelerde cokmekte olan nufus ciddi bir bolluk yaratacak kisi basina dusen varliklarin artmasindan dolayi.

velhasil uzun vadede ne olacagini kestirmek guc, ancak ayni gectigimiz 10 senede yasadigimiz gibi kisa vadede onumuzdeki yillar da hep bir oncekinden daha kotu olacak maalesef.
+1
antikadimag
(01.12.25)
yazılımcılar işsiz kalınca tüm işliler işsiz mi kalıyor? onun için mi aşağıdakini yazdın?

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek.

yazılımcılar işsiz kalınca yazılımcıların işsiz kalmaları öncesi ve sonrasında buldukları işten elde ettikleri gelir ile arasındaki fark kadar ekonomide (kısır bir bakış açısıyla) eksilme olur. kira yiyen yine kira yiyecek. pazarda don satan yine kafasına geçirmeye devam edecek. dönüşüm her zaman vardı, her zaman olacak. bu taksiciler ne yesinden farkı yok dediğinizin. ne yerlerse yesinler. who cares. yazılımcıların toplam işgücündeki oranı nedir? aşağıya yuvarlarsak sıfır.
0
gabe h coud
(01.12.25)
@antikadimag demek istediğimi özetlemiş. yazılımcı, beyaz yaka birer örnekti aslında. konu orta sınıfta işlerini kaybedecek kişilerin harcamalarını kısacağı, verimliliği arttıran firmaların ise mal/hizmetini satacak müşteri bulamaması. kısır bir döngü olacak sanki.
0
🌸xephyr
(01.12.25)
yazilim bundan 50 yil once sirketlerin ar-ge departmanlarinda deneysel calisan, daha cok bilim alanina yakin bir isti. o nedenle sirketlerde elle sayilacak kadar az sayida yazilimci calisirdi. daha sonra yazilim problemlerine kitlesel cozumler bulundukca herkesin yapabilecegi ve ogrenebilecegi bir alan oldu. bu sayede sirketlerde cok buyuk oranda yazilimci calismaya, yazilimci talebi artmaya, ve bu is populer olmaya basladi. simdi yazilim yine eski haline donuste, yani daha cok bilim ve arastirma alanina kayacak gibi gozukuyor. hala cozulmemis yazilim problemleri var, yapay zeka ile dogrudan cozulemeyecek problemler de olacak. yazilimcilar bu dar alanda yapay zeka yardimi ile bu tarz problemlere cozum arayacaklar. bu nedenle de sirketlerde daha az yazilimci ihtiyaci olacak, bircok sirket icin gereksiz olacak. yani iyi olanlar kalacak, digerleri baska alanlara yonelecek.

ama veri bilimi, devops gibi alanlar yapay zeka ile gelisim yasar, yani yine iyi yazilimcilar bu alanlarda verimli olurlar.

insanlik tarihinde de ekonomik donusumler hep var, hala bunun icindeyiz. hatta su anda dunyada hem bundan 100 yil oncesini yasayan hem de 100 yil sonrasini yasayan bolgeler var. bunlara bakarak cikarim yapabiliriz. ornegin teknolojik gelisimin tamamlanmamis oldugu yerlerde is gucu, emek on planda. ornegin tarim ile gecinen bir toplulukta iyi kazma kullanan, agir kaldiran degerli. makina tamir edebilmek, demir uzerinde calismak yuksek nitelik. simdi bu toplumlarda yonetim, strateji, planlama gibi isler yok denecek kadar az.

modern toplumlarda ise kaba kuvvet yerine, yoneticiler ve stratejistler degerli ve yogun calisan kesimi olusturuyor. yuksek degerli isler ise daha cok sanat ve eglence ile yer degistiriyor. gunumzde bakin ekonomik olarak rahat, yasamak icin kosturmak zorunda olmayan kesimim deger verdigi seyler guzel bir tablo, nadir bir saat, iyi tasarim bir yat.

yani tahmin ettiginiz uzak gelecekte, beslenme, saglik, barinma gibi temel seyler herkes icin rahat ulasilabiir olursa, insanlar temel olarak rahat bir hayat yasar, bol zamanlari olur, bu sayede farkli isler populer olur. ornegin bundan 30 yil once eglence sektorunde youtuber olmak gibi bir is yoktu, simdi insanlarin daha cok bos zamani oludugu icin bu bos zaman youtube uzerinden eglence ile doldurulma ihtiyaci dogudu, artik bu tarz eglence isleri artti. spor gibi alanlar da populer olur, cunku kisisel zaman artinca insanlarin spor takip etmeye, spor uzerinden eglenceye, ve ek olarak spor yapmaya daha cok zamani olur. tarim toplumunda spor alaninda "personal trainer" ihtiyaci yok, ama yeni modern hayatta bu isi yapan cok.

kisaca babalarimizin, dedelerimizin bos beles isler dedigi isler ilerde populer profesyonel isler olur. ekonomi bu isler uzerinden doner, direkt kaba isleri ise makinalar yapar, yapay zeka planlar.
+2
emrahday
(01.12.25)
Bu şekilde uzun vadeli öngörülerde bulunmak zor çünkü modellemeyi etkileyen parametreler değişebilir ve genellikle mevcut koşulları düşünerek bir öngörü oluşturmaya çalışıyoruz.

Öncelikle yapay zekada henüz zannedildiği gibi bir gelişme yok. Hala daha eski algoritmalar kullanılıyor. Son birkaç senedir bu algoritmaları çalıştıran işlemciler geliştirildi, elimizdeki veri arttı ve bu veriyi işlemeyi daha verimli hale getiren bazı düzeltmeler yapıldı. Yani ortada bir yenilik yok, sadece daha hızlıyız. Bundan 30 yıl önce de benzer çıktıları alırdık ama cevabı almamız belki 1 gün sürerdi.

Yeni algoritmalar ortaya çıkmadan yapabileceklerimiz bu kadar. Mevcut durumda devrimsel gelişmeler yaşanmayacak, sadece veriyi daha iyi kullanacağız ve sistemler biraz daha hızlanacak. Yapay zekayı eğitip kendi sektörüne, kendi işine adapte edenlerin maliyetleri düşebilir.

Yapay zekadan asıl beklenen fikir üretme, daha önce hiç yaşanmamış deneyimlerle karşılaştığında yorum getirebilme, çözüm üretebilme, gerektiğinde çözüm sunabilme, kendi kendine öğrenme gibi konulara şimdiki durumla ulaşılamaz. Yarın yeni bir algoritma geliştirilirse, yeni durumun sınırlarına bakarak yeniden yorum yaparız.

Hal böyleyken nasıl bir ekonomik düzene geçeceğimizi kestirmek zor.
0
iustitia omnibus
(01.12.25)
Cevaplara hızlıca göz gezdirdim. Allahtan : "Yapay zeka işimizi almayacak, işimizi kolaylaştıracak" diyen arkadaşlar gelmemiş. Muhtemelen kendileri issiz kaldı. O yüzden gelip burda yazmaya utanıyorlar. Sürecin nasıl olacagı belli işini kaybeden arkadaşlar beden gücü gerektiren işlere yönecek. Tabi o tarafta da yıgılma olunca ne olacagı muamma
0
limonlu eksi
(01.12.25)
(6)

bu AI nereye gidiyor

exlibris
https://www.youtube.com/watch?v=5QGHk50Wv30arabada radyoda denk geldim. shazamladım bu şarkıymış. anlamadığım sözler ve müzik yapay zeka mı? hatta vokalde mi yapay zeka? bu AI artık korkutmaya başladı, ne gerçek ne yapay zeka anlayamaz olduk, bir kaç yıl sonrasını düşünmek bile istemiyorum.
www.youtube.com

arabada radyoda denk geldim. shazamladım bu şarkıymış. anlamadığım sözler ve müzik yapay zeka mı? hatta vokalde mi yapay zeka? bu AI artık korkutmaya başladı, ne gerçek ne yapay zeka anlayamaz olduk, bir kaç yıl sonrasını düşünmek bile istemiyorum.
0
exlibris
(28.11.25)
Cidden iyice zıvanadan çıktı gibi, tek korktuğum şey insan beyninin iyice işlevsizleşme hızı baya artacak. Biz 50 sene falan sonra olur diyorduk da malesef daha hızlı olacak gibi
0
olaylar olaylar
(28.11.25)
daha başlangıç.

çok acayip bir yolculuktayız.
0
gurur
(28.11.25)
Daha dur bunlar en basit şeyler . ölmüş oyunculardan uzun metrajlı filmler yapılacak
0
limonlu eksi
(28.11.25)
ota boka regülasyon getiren sayın avrupa birliği'den bu konu hakkında da regülasyonlar talep ediyoruz. korkutucu gelişmeler.
0
efreet sultan
(28.11.25)
bir yere gittigi yok, ben yavas bile gittigini dusunuyorum.
0
gule gule
(28.11.25)
link patlamış. eğer linkteki yapay zeka şarkı ise bunda şaşıracak şey yok. suno üyeliği alıp sende kolayca yaparsın. şarkı müzik ses sözler her şey yapay zeka. korkacak bir şey yok. daha hiç bir şey görmedik. yapay zeka daha yeni başlıyor
0
abelardo
(28.11.25)
(11)

Doktora nakit ödemeyi nasıl yapayım?

chicha_v2
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.

En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
-1
chicha_v2
(26.11.25)
100 lük para destelerini bir A4 zarfa koyar, dağınık duruyorsa dışardan bir lastik takarsın. Uygunu odur.
+2
Mirket
(26.11.25)
@mirket Birkaç asgari ücretten bahsediyorum yüzlük desteyle çözülecek gibi değil pek
-1
🌸chicha_v2
(26.11.25)
Asgari ücretin netinden bahsediyorsak ve 'birkaç'ı 5 olarak kabul edersek 6 deste eder ki bir A4 zarfa sığar. :)

Abi koy poşete, pazar çantasına götür. Bu devirde nakit para isteyen düşünsün, sen neden düşünesin ki?
+5
Mirket
(26.11.25)
bırak onu nakit isteyen düşünsün koy bir poşete sırt,bel çantasın at sonra çıkartıp verirsin.
+3
biravekahve
(26.11.25)
Ödemeyi yaptıktan sonra doktoru maliyeye ispiyonlamayı unutmayın.
+7
gnosis
(26.11.25)
Her ay oğlanın okuluna 40k nakit veriyorduk kağıt keseye koyuyorduk yani her ay torbacı gibi hissediyorduk ama ne yapalım nakit isteyen düşünsün
+4
suicides underground
(26.11.25)
poşete koyun verin. onu kürekle para kazaip vergi kaciran doktor dusunsun.
+3
oscar
(27.11.25)
dandik, pembe mavi pazar poşetine koyup ver gitsin.
0
scudman1
(27.11.25)
abi yanlış anlama ama siz dogumu merdiven altı bir yerde mi yaptırdınız. parayı elden istemek nedir.
bu işlere anca mobilyacı galerici inşaatçı adamlar girişir.
parayı verin ama fatura v.s kesmesini isteyin. 2hafta sonra gelse para nerde dese nasıl kanıtlayacaksın?
+2
limonlu eksi
(27.11.25)
cop posetine koy at onune
+1
koela
(27.11.25)
Keske limonlu eksi'nin dedigi gibi olsaydi ama degil. Burada psikologlarla ilgili de ayni muhabbetleri yapanlar oldu. Ben prensip olarak bu sekilde vergi kacirmayi 10 kusurlu hareketten biri olarak gormuyorum ama dusununce bir garip yani, adama yuksek bir tutar karsiliginda sikintilarini falan anlatiyorsun, adamin derdi %18 KDV ve gelir vergisini azaltmak.
0
mbond
(27.11.25)
(6)

Adidas Terrex neden ayakta terleme yapar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: https://www.sportsshoes.com/product/adi17272/adidas-terrex-anylander-rain.rdy-women's-walking-shoes---aw25 İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu nor
Merhaba arkadaşlar,
Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: www.sportsshoes.com's-walking-shoes---aw25

İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu normal mi yoksa ben mi bir şeyi yanlış giyiyorum ya da biliyorum?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(22.11.25)
1. Orijinal olmayabilir. Satıcı Adidas mı aracı mı?
2. Küçük geliyorsa sıktığı için olabilir.
3. Çorap terletiyor olabilir.
-2
arbre
(22.11.25)
Su geçirmez malzemelerde böyle bir sorun var dışardan içeri su girmediği gibi içeriden de dışarı çıkamıyor, ben de kışın yağmurda falan koşarım diye su geçirmez ayakkabı aldığımda böyle olmuştu.
+1
kizil karga
(22.11.25)
Polyester malzeme oldugu için hava almıyor. Hava almayınca teninizdeki nemi hapsediyor ve o yüzden ıslaklık oluşuyor. Polyester malzemeli ayakkabılardan uzak durursanız sorun olmaz
0
limonlu eksi
(23.11.25)
@limonlu eksi, hocam nasıl malzemelerden bakmak gerek peki?
0
🌸Amaranta ursula
(23.11.25)
bu isin pek bi cozumu yok. ya ayak terleyecek ya ayakkabi su alacak. bu yuzden cok kislik ayakkabilar disinda waterproof degil, islandiginda hizlica kuruyacak, suyu disari atacak ayakkabilar tercih edilir.
0
ghilleinthemist
(23.11.25)
Gore tex aradiin sey olabilir canikooo hem su gecirmez hem hava alir. Linkteki gore tex diil yanlis gormediysemm
+2
üğpoıuy
(23.11.25)
(5)

3D printer icin basit enteresan modeller ariyorum

cooperr
uzundur aklimda bir tane 3d printer almak vardi, sonunda hallettim. 10 yasindaki cocuga enteresan gelebilecek bildiginiz, para istenmeyen, basit ve kucuk modeller varsa link alirim. tsk.
uzundur aklimda bir tane 3d printer almak vardi, sonunda hallettim.

10 yasindaki cocuga enteresan gelebilecek bildiginiz, para istenmeyen, basit ve kucuk modeller varsa link alirim.

tsk.
0
cooperr
(20.11.25)
keyifli günlerde kullanmanızı dilerim. hangi model aldınız?

benim kızım 6 yaşında, bazen onun oyuncaklarını tamir etmek için bir şeyler tasarlıyoruz, bazen odasına, çalışma masasına bir aksesuar, bazen arkadaşlarına hediye yapıyoruz.

makerworld.com çok güzel bir kaynak, üstelik bambu kullanıyorsanız hazır profiller indiriyorsunuz.

thingverse de var yine ücretsiz fakat o kadar ayak altı ki, aradığınız şeyi aptalca şeyler arasında bulmak çok zor oluyor bazen. ama sanırım en büyük kaynak yine burası.

benim tavsiyem, eğer yoksa, hızlıca 3d çizim programlarına ufak ufak aşina olmak. çünkü kendi tasarımını yapmay başladıktan sonra 3d printer olayı keyifli hale geliyor, öncesinde oyuncak gibi. yaratıcılık kendi tasarımını yapabilmenle birlikte başlıyor.
+1
emfuzi
(21.11.25)
thingiverse.com
printables.com
0
orpheus
(21.11.25)
@emfuzi

Creality K1 aldim, az kullanilmis.
2 tane de filament verdiler, ama bambu degil, PLA.
0
🌸cooperr
(21.11.25)
pla başlangıç için en uygun filament baskısı çok kolaydır, koku yapmaz, zararlı gaz salmaz, tabladan ayrılmaz, çekme yapmaz, düşük ısıda basılır. her rengini bulursun.

bambu bir marka (bambulab), PLA bir plastik çeşidi. birçok markanın PLA filamentini bulabilirsin. esun iyidir, fiyatı da uygun.
0
orpheus
(21.11.25)
(3)

Kapidan teslim alan en iyi kargo sirketi

mr.goodcat
Bu sekilde kargoyu kapiniza cagirip da hizmet alip memnun oldugunuz kargoyu yazar misiniz?Istedigim sey yasli birisinin yasadigi evden gidip paketi alip isleme koymak. Paket avuc kadar ufak bisey. Bunu kapida gerekirse kargo posetine koyacak alan kurye ve islemleri resmi olarak yapacak. Yasli kisiye
Bu sekilde kargoyu kapiniza cagirip da hizmet alip memnun oldugunuz kargoyu yazar misiniz?

Istedigim sey yasli birisinin yasadigi evden gidip paketi alip isleme koymak. Paket avuc kadar ufak bisey. Bunu kapida gerekirse kargo posetine koyacak alan kurye ve islemleri resmi olarak yapacak.

Yasli kisiye bilgi sormamasi lazim adresi ben talep olustururken verecegim zaten.

Hangi kargo sirketini yonlendirmeliyim? Istanbul anadolu yk
0
mr.goodcat
(18.11.25)
Oyle bir sey yok. Sen ozel kurye bak bunun icin.
0
die fetten jahre sind vorbei
(18.11.25)
krialık kurye hizmetleri var. arıyorsun kapına gelip malı alıp bir şey sormadan istedigin yere bırakıyor.
banabikurye v.s gibi
0
limonlu eksi
(18.11.25)
dhl eski mng iyi ve ucuz bu konuda. internetten yapınca ucuz oluyor hem.
+1
jelly bear
(18.11.25)
(2)

Siber güvenliğin itçiden farkı ne

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
cat kabloya rj45 takma, geriyatrik eyt'liye yazıcıdan çıktı almayı anlatma, ransomwareye karşı backup yapma işleri it'cilere, hassas şirket dökümanlarını onlinefullhdpdfconverter sitelerine yükleyenleri raporlama işleri siber güvenlik uzmanlarına mı veriliyor? geçtiğimiz 10 yıl içerisinde kvkk yüzün
cat kabloya rj45 takma, geriyatrik eyt'liye yazıcıdan çıktı almayı anlatma, ransomwareye karşı backup yapma işleri it'cilere, hassas şirket dökümanlarını onlinefullhdpdfconverter sitelerine yükleyenleri raporlama işleri siber güvenlik uzmanlarına mı veriliyor? geçtiğimiz 10 yıl içerisinde kvkk yüzünden veri sorumlusu istihdam etme zorunluluğu getirildi, bütün tantana bu yüzden mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.11.25)
veri güvenligi (siber güvenlik)'de diger it'ciler gibi ayrı bir kol. it sektöründen onlarca farklı kol var. bu da sadece bunlardan biri. Kendi içlerinde bile ayrım var. L1 seviye bir networkcu cat kabloya rj45 çakar. ama L2 yapmaz o daha çok konunun sistemsel tarafıyla ilgilenir. siber de önemli konu, veriler sızdırıldıgı zaman kanunen çok agır yaptırımları var. o yüzden şirketler ister istemez bu konuya ve bu konunun çalışanına ayrı bir önem veriyor. bu arada bu it'cile ayrı birer cumhuriyet degil. hepsi birbiriyle baglantılı çalışır. sibercinin yazdıgı bir kuralı networkcu sayesinde sisteme entegre eder. veya siberci sistem tarafındaki cloudla ilgilenen arkadaşla beraber verilerin giriş çıkış user bilgileri için log takip eder. yani bir sürü iç içe geçmiş işler toplulugu
+1
limonlu eksi
(17.11.25)
Siber Güvenliğin içinde bile çok sayıda kol var;
+ örneğin Blue Team Kuruma karşı yapılan istekleri, anomalileri tesbit edip bunlarla ilgili çözüm üreten ekip.
+ Red Team, şirketin en önemli dokümanlarına/verilerine karşı dünya genelinde yaygın olan/yaygınlaşan saldırı türlerini kopyalamayı ya da o an için saldıran bir atağın mentalitesini çözmeye çalışan ekip.
+ Penetration Tester/Sızma Testi Uzmanları : Kuruma yapılabilecek genel (web/lokal/ddos/phishing vb) atak türlerini raporlar.
+1
rakicandir
(17.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(12)

tek kadın olarak etiyopya, kenya, tanzanya

deartheodosia
gitsem başıma bi şey gelir mi? öldürülüp bi kenara atılır mıyım? ne kadar güvenli? bir de ülkeler arası uçak falan yok, karayolu seyahati güvenli mi?
gitsem başıma bi şey gelir mi? öldürülüp bi kenara atılır mıyım? ne kadar güvenli? bir de ülkeler arası uçak falan yok, karayolu seyahati güvenli mi?
-1
deartheodosia
(13.11.25)
Erkek için bile güvensiz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
Hepsi de bir erkek grubunun belinde silahla seyahat etmesi gereken rotalar. İşim olmaz derseniz parayı basıp silahlı güvenlik kiralayarak gezebilirsiniz. kuzenim (erkek) iş seyahati (tekstil) için Etiyopya'da Addis Ababa şehrine gitmişti . şirketi onun yanına silahlı bir koruma ekibi temin etmişti.
0
limonlu eksi
(13.11.25)
kadın ama nasıl bir kadın ? dış görünüş akrep nalan mı yoksa aleyna tilki mi ?

değişir.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
hem gidilmez, hem de gitmeye değer yerler değil.
0
tchuck
(13.11.25)
yutupta itchy boots isminde bir kanal var. hollandalı bir kadın motosikletle bütün afrikayı dolaşmıştı. onun vloglarını izleyerek fikir edinebilirsin.
+2
yurtsuz john
(13.11.25)
Allah askina nasil ulkeler arasi ucak yok? Cevap verenler 3. el bilgileri gonderiyorlar ama siz neyi nereden nasil arastirdiniz da ucak yok diyorsunuz?
0
warrior princess
(13.11.25)
Dünyada her yeri gezdim ayak basmadık yer bırakmadım Everest'in zirvesi dahil her yeri gördüm diyorsan ancak gidilir.
0
kizil karga
(13.11.25)
En kötü ihtimalle zenci bir bebekle dönersin.
+1
runaway
(13.11.25)
Eşimin eski iş yeri Kenya'da şirket çapında bir buluşma düzenlemişti, herkesi havaalanından özel araçla alıp kalacakları resort'a götürdüler, kimsenin oradan tek başına çıkıp gezmesine izin vermediler, yine herkesi araçla havaalanına götürüp bıraktılar. Başka hiçbir ülkede (Nepal, Bangladeş vs dahil) böyle bir şey yapmamışlardı.

Afrika'ya gitmek istiyorsanız başlangıç için en iyi yer Uganda/Kampala ya da Güney Afrika olabilir gibi geliyor bana.

Edit: Güney Afrika da aynıymış. Kampala daha güvenli bir yer, kesin bilgi.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
bence gidilir, ama iyi çalışıp, araştırarak gitmek lazım, dikkatli olmak lazım. Şehirlerde, turistik yerlerde bulunmak faydalı.
Bu ülkeler arasında elbette direkt uçuş var. Addis Ababa'dan Nairobi'ye uçuş olmaz mı?! Nairobi'den her yere uçuş var. Ülkeden ülkeye uçakla geçmelisin.

"Bu ülkelerde bir şey yok" diyen haksız arkadaş elbette bu ülkeleri görmemiştir. Hepsi ayrı bir alemdir, görülmeye değerdir.
0
ebabil curnatasi
(13.11.25)
üstüne para verseler gidilecek yerler değil
-2
hold the door
(14.11.25)
gormeden kulaktan dolma bilgiyle yorum yapmamak lazim.
iran bana hep korkutucu gelmistir, cunku oyle programlandik.
bir arkadasim gitti dibi dustu, abi halk otobusunde klasik muzik caliyorlar demisti.
sonra bir suru iranli adam ile tanistim, baktim bize dunya gorusu olarak tur bindirecek seviyedeler.

bence olay su: ortama ayak uyduracaksin, girdigin kabin seklini alacaksin, limitleri zorlamayacaksin. o zaman bisey olmaz diyorum. ama zmaninda bir italyan ablanin yaptigi gibi gelinlik giyip, ankara asfaltinda sabaha karsi kamyonculara otostop cekersen, erkek de olsan basin belaya girer. rip bu arada, baya uzulmustum o hatuna.
-1
cooperr
(14.11.25)
(10)

Ankara'daki tabela olayı

yazar yazmaz yazan yazar
Niye bu tabelaya asılıyorlar? hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar? nasıl başladı bu olay? insanların popüler kültür uğruna, mantık aramaksızın anasını babasını bile kesecek duruma gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Niye bu tabelaya asılıyorlar? hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar? nasıl başladı bu olay?

insanların popüler kültür uğruna, mantık aramaksızın anasını babasını bile kesecek duruma gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.11.25)
Ankarada zaten yapacak pek bir şey yok. Ekonomik kriz ile ülkenin gençlerinin iflakını kestiler . Bu kuşak önceki kuşaklar gibi degil
sosyal medyadan yaşıtlarını görüyorlar. Avrupadaki yaşıtları dünyayı geziyor her şeye kolay erişebiliyor Bizim gariban gençler de böyle masrafsız işler peşinde kafalarını dagıtıyorlar. Hepsi bu. oraya salak yazan tabela koysalar altına da aşagısını gösteren ok koysalar altına gelip yine fotograf çekinirler.
+1
limonlu eksi
(12.11.25)
"niye asılıyorlar?" -şu an popüler kültür o olduğu için. ankara'yı çok severim şahsen ama istanbul veya izmir cazibesi olan bir yer mi? hayır. böyle bir trende ev sahipliği yapabilir anca.

"hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar?" -trend uğruna mantığın bedenleri terk etmesi olayı.

"nasıl başladı bu olay?" -yanlış hatırlamıyorsam bir tane kadın yapmıştı, sıra dışı görünmeye çalışan ama oldukça sıradan bir kadındı. ondan sonra patlayıp gitti.


tiktok kanseri (hiçbir zaman kullanıcısı olmamama rağmen instagram'a veya twitter'a düşmesi sebebiyle kaçamıyorsunuz da) ülkenin aklını ve zekasını öyle esir aldı ki herhalde en masumları (ama devlet malına zarar vermeleri yine de çirkin bir şey) bu tabelaya asılma mevzusudur. sosyal medya iletişim ve vakit öldürme açısından süper bir yer olsa da en büyük kötülüğü insana hep bir şeylerden geri kalmış, sıkıcı hayat yaşayan biriymişsin gibi bir düşünce empoze ederek yapıyor.
0
m e b
(12.11.25)
3 gün sonra popüleritesini kaybolacak zaten bırak takılsınlar
0
koela
(12.11.25)
tabela kennedy caddesi'nde. meşhur tunalı-kızılay arası yürünen yolda. uzun süredir bu yolun romantizmi yapılır, sözlükte de uzun süredir başlığı mevcut. tunalı 7. cadde'yle birlikte gençlerin en çok vakit geçirdiği yerlerden biri. tabela orada olunca herhangi bir yerdeki tabelaya göre çabuk yayıldı olay. mevzu bana da saçma geliyor ama popüler kültürün başka bir çıktısı sadece, bu olay özelinde uzun uzun düşünmeye gerek yok.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
sen yapar mısın ? yapmazsın, ama bir başkası yapıyor ve bundan mutlu oluyorsa, keyif alıyorsa ve başkasına zararı yoksa; sorun yok. sosyal medya olmasa günde 1-2 kişi gelir bunu yapardı ancak, orası ayrı bir konu.
+1
sweetoffice
(12.11.25)
Medeniyetten nasibini almamış vandal zihinli insanların yaptığı bi aktivite, dışarıdan baksan insan dersin ama topluma ait bir mala zarar verip mutlu olmaktan geri kalamaz.
0
kizil karga
(12.11.25)
ne tabelası, link atın pls
0
deartheodosia
(12.11.25)
Ben de anlamamistim ve link bekliyordum iyi ki soylediniz. Eksi'de basligi acilmis, videoyu izledim ve hala neler oldugunu anlayamadim.

x.com
0
mbond
(12.11.25)
Olm ben bunu yapay zeka sanmıştım bu kadar da anlamsız bir şey olmaz heralde birileri yine insanları kekliyor tadında :))

Gerçek olması enteresanmis ya
0
makbur
(12.11.25)
Bizim zamanımızda da neden bu gençler kafa sallıyor saç uzatıyor deniyordu.(rokçılara). Dönemsel trendler değişiyor ama daha zekasızca oluyor bu. Bence rockçıların ıqsu bu salaklarınkinden 10 kat daha yüksektir. Trend muabbeti her zaman vardı. Bu instagram çıktıktan sonra insanlar trendlere daha fazla uymak istiyor. Kendini eksik hissetme duygusuda böyle gerizekalı hareketler yaratıyor.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(9)

Grip Aşısı?

makbur
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?Teşekkürler cevaplar için.
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?

Teşekkürler cevaplar için.
0
makbur
(10.11.25)
10 yıldır düzenli aşı oluyorum. 10 senedir grip olmadım ya da grip denemiyecek kadar kolay atlattım.
İlk defa bu sene aşıyı geciktirdim ve şu an gribim.
+2
Mirket
(10.11.25)
3-4 yıldır oluyorum, benim için hayati bir şey. Öncesinde devamlı yatak döşek hasta olur, sonrasında da bir ay boyunca öksürükten geberirdim. Aşı olduğumdan beri birkaç günde geçiyor ve hiç öksürük olmuyor.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
Aşıyı ihmal ettiğimde kesin en az bir ağır grip geçiriyorum. Aşı olunca en fazla soğuk algınlığı gibi atlatıyorum ya da hiç hasta olmuyorum.

Her sonbaharda aşı piyasaya çıkınca aile büyüklerini de "git aşı yaptır" diye darlıyordum, birkaç yıldır onlar da çok memnunlar, ben dürtmeden gidip aşılarını yaptırıyorlar.
+1
kobuzchu kiz
(10.11.25)
Hazır arkadaş sormuşken ben de benzer bir şey sorayım. Grip aşınızı nerden oluyorsunuz? Devlet hastanesine gitsem ben grip aşısı olmak istiyorum desem yapıyorlar mı
+1
limonlu eksi
(10.11.25)
@limonlu eksi, İhtiyar veya kronik hastalıklı olman gerekiyor.
Yoksa ücretli.

Ek: Hamile, bebek, organ nakilli veya sağlık çalışanları da ücretsizmiş.
Bir de ücretsiz olanları, SGK peyderpey tahsis ediyor, sonra ASM'de reçete ettiriyorsun. Ben geldim, hadi aşı yapın şeklinde değil yani.
+1
Mirket
(10.11.25)
İki sene önce olmuştum pek bir faydasını gördüğümü düşünmediğim için bir daha yaptırmadım.
+1
Amaranta ursula
(10.11.25)
düzenli olmaya çalışıyorum. çevremdeki herkes dökülürken ben çok daha hafif atlatıyorum. bunun sebebini de kendimce aşıya bağladım.
+1
eileengray
(10.11.25)
son 25 senede 1 kere oldum, o senede berbat gecti surekli hasta oldum.
o yuzden olmuyorum, sikinti yok. en son ne zaman agir grip gecirdim hatirlamiyorum.
+1
cooperr
(10.11.25)
bende de şöyle bir aydınlanma oluştu;

bugün sağlık ocağında anneme (65 yaş üstü) ve kendime yazdırdım. eczacı anneminkini hemen giriş yaptı benimki biraz uzun sürdü sonra bana da "haa sizde de kronik alerjik rinit görünüyor" dedi, benimki de oradan ücretsiz oldu anladığım kadarıyla.

yıllar önce bir doktor sisteme beni o şekilde kaydetmiş, ne zaman enabız vs açsam ekranda kocaman kafamın üzerinde "kronik alerjik rinit" yazıyordu ve uyuz oluyordum :) ilk kez işe yaradı.

herkese teşekkürler cevaplar için duyuru için de güzel bir veri oldu :)
0
🌸makbur
(10.11.25)
(3)

Pazarcılar meyve sebzeyi halden hangi gün alırlar? / Marketlere sebze meyve hangi gün gelir?

santimantal
Meyve sebzenin toplandıktan sonra en kısa zamanda yenmesi, vereceği fayda açısından önemli.Bunun için tazeyken almaya dikkat etmemiz lazım.Pazarcılar hangi gün halden alıyorlar. Belli bir gün alıp hafta boyunca semt semt dolaştırıyorlar mı? Yoksa farklı günler alabiliyorlar mı?Mesela cuma pazarından
Meyve sebzenin toplandıktan sonra en kısa zamanda yenmesi, vereceği fayda açısından önemli.
Bunun için tazeyken almaya dikkat etmemiz lazım.

Pazarcılar hangi gün halden alıyorlar. Belli bir gün alıp hafta boyunca semt semt dolaştırıyorlar mı? Yoksa farklı günler alabiliyorlar mı?

Mesela cuma pazarından taze sebze meyve almak mümkün mü?

Bir de marketlere hangi gün manav ürünleri gelir? Marketten markete değişir mi?
0
santimantal
(10.11.25)
o pazarcısına göre değişir, bakarak anlicaksın pazarda gezip bakıp inceleyip en taze ve seçtirene geri dönüp alacaksın. zaten birşey ucuzsa bayat olduğu için ucuza koyuyor pazarcı hemen
bildiğim kadarı ile günlük mal alanda var 2-3 günlük alanda var, hal sabah 3 4 gibi açılıyor pazarcılar erkenden malını alıp ordan pazarına geçiyor.
0
eja
(10.11.25)
Sattıgı ürüne göre degişir. dayanıklı ürünü bir kere alır bir hafta boyunca pazarları dolaşa dolaşa satar. bu tamamen ürününün taze kalma süresiyle alakalı
0
limonlu eksi
(10.11.25)
arkadaşlara katılıyorum ürüne bağlı olarak günlük alan da var haftalık alan da var. marketlere de haftada bir ürün gelir.
0
gercekdunya
(10.11.25)
(3)

Kredi kartı limitim niye böyle saçma oldu?

messina123
Benim 1 kart maaşın 11 katı, diğeri de maaşın yarısı. Niye böyle anormal yükseltti bunlar?
Benim 1 kart maaşın 11 katı, diğeri de maaşın yarısı. Niye böyle anormal yükseltti bunlar?
0
messina123
(04.11.25)
benim de öyle normal. tüm kartlarım maaşımın 37 katı falan şu an.
0
jelly bear
(04.11.25)
Önce iki bilgiyi ileteyim.
1. Bankadan kredi çekmek istediğinizde, banka sizin "kredi çekme kapasitenizi" hesaplarken kredi ve kredi kartını bir arada toplar. Diyelim ki 50.000 lira maaşınız var, kredi çekme kapasitesi de ortalama maaşınızın 10 katı kadardır. O durumda bankalar gözünde siz 500.000 lira kredi çekebilir bir insansınızdır.

2. Kredi kartlarında limitler 50.000 lirayı geçince asgari ödeme tutarı %20'den %40'a çıkar. Yüksek limitli kartlarda bankalar borcunu daha yüksek şekilde hızlıca toplayabilirler.

Bu bilgiler ışığında,

* Bankalar hem, başka bankalardan kredi çekmeye kalktığınızda, rakiplerden yüksek miktarda kredi çekemesinler, ortadaki limitin çoğu benim bankamın ürünlerinde olsun ve az kredi çıksın da müşterim çalınmasın diye sizin bankasındaki limitlerini yüksek tutmak isterler. Kendi bankanızdan kredi çekmek istediğinizde arka planda çaktırmadan kredi kartınızın limitini düşürüp, bunu krediye kaydırırlar.
* Kredi kartının ilk taksitinde bile %40'ını ödeyeceğiniz için bu iyi bir tahsilat yüzdesidir. Tahsilat edilemeyen borçlar ortalama %1,5 %2 oranlarıyla satılır başka şirketlere. Buna göre siz iki üç ay yüksek limitli kartınızın asgarisini ödediyseniz zaten banka için artık kârlı müşterisisiniz demektir.
* Kredi kartı limitleri otomatik olarak artabilir, ama otomatik olarak azaltılamaz. Limit azaltma yerleri de menülerin en dip, en tenha yerlerindedir. Arama satırında arattığınızda da ne tesadüftür ki çıkmaz. Ayrıca insanlar "banka limitimi arttırmış, ama neyse ben bunu düşürmeyeyim. Yarın bir gün ameliyat olur bir şey olur yüklü para gerekir, kolayca buradan çekerim. O gün ihtiyacım olursa, banka parayı ödemez falan, bu burada kalsın" diye limitini düşürmez genelde. Fakat insanoğlu bu, harcama iştahı hiç bitmez. O acil durum paranızı bir bakmışsınız efsane cumalarda, yılbaşı süslerinde, arkadaşınızın doğum günü yemeğinde harcamış olursunuz. Haliyle borçlar yükselir, kasa hep kazanır.

Velhasıl bankacılık işleri kumarhane gibidir. Çok disiplinli ve uyanık hareket etmelisiniz. Bu açından da bir kaç taktik vereyim size.

1. Kredili mevduat hesabı, ek hesap, avantajlı hesap gibi, ana hesabınızı eksiye düşüren her tür hesabı mutlaka ama mutlaka ilk fırsatta kapatın. En yüksek faizli ve en zor kapanan borç odur. Asla açtırmayın, açtırınca da mutlaka kapatın.
2. Kredi kartınızın asgarisini ödedikten sonra 1000 lira da olsa mutlaka limitini düşürün. Her ay kredi kartı limitinizi düşürmek kredi puanınızı da iyileştirir, sizin de borcunuzu azar azar da olsa kapatmanızı sağlar.
3. Kredi kartınızın limitini ilk fırsatta 50.000 lira altına düşürmeye çalışın. Bunu yaparsanız %40'lık dilimden %20'lik dilime düşeceğiniz için ödeme takviminiz çok rahatlar. Örneğin 51.000 lira kredi kartı limitiniz varsa, asgari ödemeniz 20.250 civarı gelir. Ama 49.000 lira kredi kartı limitiniz varsa, asgari ödemeniz 9.800 civarı gelir. Bu baraja dikkat edin.
4. Bir kaç ay boyunca asgarilerini ödeyerek bir türlü limitini indiremediğiniz kredi kartınız varsa, tebrikler iflasa doğru gidiyorsunuz demektir. Acil yapmanız gereken bir tüketici kredisi çekmek olmalıdır. Kendi bankanızdan veya diğer bankalardan 12 aydan az olmayacak şekilde kredi kartı borcunuzun %10 fazlası kadar kredi çekmeniz şarttır. Bunu çekerken gerekirse arabanızı, evinizi garanti gösterin veya aile üyenizi kefil gösterin. Size kredi vermekten kaçınacaklardır, almakta ısrarcı olun, tanıdık bankacı bulmaya çalışın. Bazen getir finans da iyi kredi verebilir bu konuda. Yani bir şekilde o krediyi çekin. Faizi ne olursa olsun, faizini gözünüz görmesin, zaten faizini ödemeyeceksiniz (anlatacağım nedenini). Krediyi çeker çekmez ilk önce o gece boyunca o paraya dokunmayım. Gece 12'den sonra (takvim değişince) o parayla o çektiğiniz kredinin ilk taksitini erkenden ödeyin. Evet daha 29 gün vardır ödeme tarihine ama mutlaka ilk taksitini erken ödeyin. Böylece faizsiz şekilde o taksiti ödemiş olursunuz ve erken ödediğiniz için de kredi puanınızı yükseltirsiniz. Zaten ihtiyacınızın %10 fazlasını çektiğiniz için içinden dosya masrafları çekilse de, kredi kartı borcunuzu kapatacak miktarda para hesabınızda duruyordur, şimdi o parayla kredi kartınızın (borcu değil, limiti tutarında) parayı kredi kartınıza yatırın. Ardından limitinizi 10.000 liraya çekin ve müşteri limitiniz olarak ayarlanmasını sağlayın.
- Ardından kredi kartınızın limit artış ayarlarından otomatik limitimi arttır özelliğini kapatın. Bankanız her fırsatta sizi "abi yalvarırım limitini arttırayım" diye taciz edecektir. Bildirim gönderir, sms atar, mobil uygulamasında karşılama mesajı çıkarır... yok sakın. Siz kredinizi ödemeye odaklanın ve kredi kartınızın limitini asla arttırmayın.
- Kredi taksitlerinizi de her ayki maaşınızla bir ay önceden erken erken ödeyeceğiniz için krediniz için faiz de ödememiş olacaksınız. Kredi kartı borcunuzu ödediğiniz için ve kredi taksitlerini erken kapattığınız için ve borç yükünüzü hafiflettiğiniz için de uysal bir müşteri olarak gözükecek ve kredi puanınızı da yükseltmiş olacaksınız. Borcunuzu da ödemiş olacaksınız.
- Ve daima 1 bankayla çalışmaya çalışın. Bu banka İş Bankası veya Garanti olsun. Devlet ile ilgili işleriniz varsa veya anne babanız ile çok para trafiğiniz varsa, onunla aynı bankanızın olması da uygundur tabi. Ama tek bankaya düşemiyorsanız da mutlaka tek kredi kartına düşün. Bir bankadan iki ayrı kredi kartı da almayın (biri Visa, diğer Amerikan Express gibi seçeneği de boşverin)

Bu şekilde en geç 6 ay içinde hesabınızda artık paranız kalmaya başlayacak, borçlarınız azalacak ve artıya geçeceksiniz.

Yaşanmış bir hikayeden alıntıdır :)
+4
sinematematikci
(04.11.25)
Bende de öyle. Muhtemelen Yurtdışına gidecegim zaman boşaltıp öyle gidecegim. Kendileri bilir
0
limonlu eksi
(05.11.25)
(16)

Sporda kullanılan matın evde kullanılması hk

screwedup2
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,

Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.

Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.

Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2
(02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın.
Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.

Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.

Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir.
Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm.
Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil.
(Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?

Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı.
eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.

mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
+1
eja
(03.11.25)
(9)

Geçmiş hatalar

camlicagazoz
Merhabalar,Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta. Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu. Asıl sorun şu. Bu
Merhabalar,

Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta.

Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu.

Asıl sorun şu. Bunu paranoya yaptım. Girdiğim kalabalık ortamlarda bu konu açılacak diye aklım çıkıyor. İnanılmaz geriliyorum. Yok mudur bunu unutmanın ya da gerilmemenin çaresi?
0
camlicagazoz
(29.10.25)
hocam insanız, kararlar alırız, veririz değiştiririz. konuyu açan olursa da bir kitap kadar sessiz kalın ve mottonuz da bu olsun: insanların derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(29.10.25)
ben de 4 ay sonra dönmüştüm. iş görüşmelerinde soruyorlar ben de bensiz yapamadılar geri çağırdılar duygusal davrandım dönmek zorunda kaldım diyorum her seferinde konu kapanıyor.
0
administ
(29.10.25)
açılsın, ne olacak.

birincisi hata falan değil, tecrübe.

şu an çalıştığın yerin değerini bu sayede öğreniyorsun.

ikincisi iş vs. çok da umursanacak şeyler değil. etrafındakiler de sallamıyor emin ol. biri konusunu açarsa espri yap geç veya duymazdan gel..

para karşılığı işçiyiz hepimiz. abartmaya gerek yok.
0
gurur
(30.10.25)
Bu mallık değil tecrübedir. konusu açılırsa gururla anlatabilirsin.
0
duyuruuser
(30.10.25)
millet evleniyor 2 çocuk yapıyor ve ayrılıyor. sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. bu kadar kafaya takarsanız genç yaşta derdinizle ölürsünüz.
0
limonlu eksi
(30.10.25)
Bu neden utanılacak bir şey anlamadım ki. Ben olsam istifa ettiğim yere geri dönebiliyorum demek ki bensiz yapamıyorlar diye kendimle gurur duyardım
0
yenibirgüzelnick
(30.10.25)
ben de yıllar önce bi yerde çalışırken bir olaya kafam takıldı, çıkıcam işten dedim hatta ben iş görüşmesine gidiyorum ddiye açıkça söyleyip görüşmelere gittiğim oldu, sonra baktım diğer yerler daha kötü, sessizce çalışmaya devam ettim.

sonra ordan çıktım daha yüksek maaşlı bi işe girdim hatta şehir değiştirdim çok pişman olduğum olaylar yaşandı vs ama günün sonunda bunlar hep tecrübedir yapıcak bi şeyok yok. insn bazen yaşamadıklarına değil yaşadıklarına pişman olmalı.

ben hatırlıyorum eski iş yerimde hep önceden çalışıp ayrılmış olan kişiler gelip tekrar çalışıyodu, gayet de normal bi durumdu. şimdi de yine işsiz kalsam iş arasam vs tekrar gidip orda çalışırım yani oluyor böyle şeyler, siz sadece sizin başınıza geldiği için kendinizi apayrı bi yere koymuşsunuz. bunun birçok iş yerinde olan bişey olduğunu düşünürseniz normalleştirirsiniz bence.

konusu açılırsa da burdan daha kötü yerler de varmış diye goygoy yapabilirsiniz bence.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
bunda kafaya takılacak ne var? insanlar kız arkadaşlarıyla defalarca kez ayrılıp barışıyor. mesela ben 6 ay önce ayrıldığım kıza yeniden yazmamak için zor tutuyorum kendimi. olur öyle şeyler
0
messina123
(30.10.25)
Bunda bir şey yok ki. Çok normal. Daha iyi bir işe gittiniz, anlatıldığı gibi olmadığını farkedip tekrar buraya döndünüz. Ne var bunda. Şey mi düşünüyorlar diye düşünüyorsun: “bu adam gitmeye meyyal, daha iyi iş bulursa gidecek” evet öyle zaten. İş dünyası böyle bir şey, profesyonel olmak da böyle bir şey. Yasal ve ahlaki sınırlar çerçevesinde başka şirketlerle görüşebilir ve daha iyi imkan sağlarlarsa giderim.

Yok öyle düşünmüyor da başarısızlık gibi düşünüyorsan yine sorun yok. İş yapıp para alıyoruz. İş bizim için hayatın anlamı değil, olmamalı. Kira fatura kredi vs ödemek için bir araç sadece.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(5)

Şu sallantıların olmadığı /az olduğu / çok seyrek yaşandığı yer neresi?

infernalcadre
Merhaba;Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor. Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?a) antalya b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)c) ankarad) eskişehire) diğer (Lütfen Belirtiniz)(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu z
Merhaba;
Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor.
Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?

a) antalya
b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)
c) ankara
d) eskişehir
e) diğer (Lütfen Belirtiniz)

(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu zımbırtının olmadığı bir yer olursa süper olur)
0
infernalcadre
(28.10.25)
valla bu zımbırtının olmadığı bir yer yok bu ülkede, hele ki yaşanabilir ve sosyal alternatifler olarak bakarsak. O yüzden ben bu şıklarda ankarada yeni bir binada yaşamayı seçerim. Deprem olur fakat panikletecek bir depremi hiç duymadım ben ankarada.
0
denizgonen
(28.10.25)
Listedekilerin hiç biri. hatta güncel fay hattı haritasında Ankara'nın tam merkezinde yeni oluşan yıkıcı bir fay hattı var. Antalya'da da çok sıkıntılı ve kırılması beklenen kritik bir fay var. Türkiyede deprem konusunda tek güvenilir yer var. orası da dogu karadeniz.
0
limonlu eksi
(28.10.25)
Ankara'dan bildiriyorum, Sındırgı'da olan büyük depremlerin hepsini hissettim. Çatır çatır sallandım valla. Hissetmeyenlere bişey yok tabii.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Ankara'nın zemini saglamdir,
tabi evde sağlam olmali,
sallanmak önemli değil,
aynı Rezonansa girmemek lazim.

m.youtube.com
0
designer
(28.10.25)
Şahsi tecrübem bulunulan kat çok önemli yani zemin katta 1 2 3 4 5 6 da insanların hissetmediği sallantıları 13 14 15 hiç es geçmiyor .
0
dunyatuhaf
(28.10.25)
(7)

altın fonu mu fiziksel altın mı?

messina123
chatgpt altın fonu olarak al dedi. sizce yatırım yaparken fiziksel altın mı fon mu?
chatgpt altın fonu olarak al dedi. sizce yatırım yaparken fiziksel altın mı fon mu?
0
messina123
(24.10.25)
Altın fonu ile fiziksel arasındaki farkı biliyor musun? Önce bunu bi öğren hoca
-7
avatar is back
(24.10.25)
chatgbt ye güven o ne diyosa onu al
-1
Başka
(24.10.25)
Fizikseli güvenli saklama imkanın varsa; fiziksel.
0
kumandanim
(24.10.25)
fizikisi varken neden sanalını alıyorsun ki?
-1
co2s2
(24.10.25)
@avatar is back bilsem niye sorayım bilader?
+1
🌸messina123
(24.10.25)
kazanç/kayıp olarak pek farkı yok. fiziksel altını saklaması büyük dert. Mesela hırsız girse alır götürür. deprem,afet olsa kaybolup gidiyor.
altın fonunda şöyle bir sıkıntı va. mesela şuan para lazım olsa fizikseli hemen götürüp nakite çevirebilirsin. fakat fonda satış emri verdikten birkaç gün sonra hesabına para geçiyor. artı ve eksilerini kıyaslayıp ona göre tercihte bulunmak lazım
0
limonlu eksi
(24.10.25)
cevabi bilmiyorum ama chatgpt'ye asla guvenme. ona chatgbt diyen birini kaale bile alma.
0
buenosdias
(24.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)
(13)

Takım lideri bilinçli olarak benim doğum günümü kutlatmadı, ne yapayım?

mahmuttt
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim. Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum. Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim.

Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum.

Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini bile yaptı (yanımızda telefonla biriyle konuşurken "şuan doğum günü pastası kesiyoruz dermişim :)" filan diye gülerek laf soktu kendince). küstah dolaylı yoldan çirkeflik yapan biri yani.

Ben hiç iplemedim. Hiç birşey olmamış gibi akışa devam ettim.

Şimdi önümüzdeki süreçte onun doğum günü kutlanacağı gün veya ekiptekilerin doğum günlerinde nasıl bir tavır alayım sizce?

a) hepsine katıl
b) hiçbirine katılma
c) takım liderinin doğum gününe bir bahaneyle son dakika katılma.

Bu arada şuan kendisiyle faal bir sıkıntımız yok.

Teşekkürler.
+1
mahmuttt
(14.10.25)
bahane yarat katılma
0
basond
(14.10.25)
katıl daha çok bilenir, umrumda değilsin havası estirir
+2
eja
(14.10.25)
ben olsam katılırım, ondan daha çok eğlenmeye bakarım hatta.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
kutlama kısmını atlayıp pasta yemeye gidilebilir sadece
0
elorelia
(14.10.25)
katilin ve hic bir sey olmamis gibi davranin.
+2
wallcan
(14.10.25)
İş dünyasında böyle saçma sapan şeylere kafa takılmaz. iş yerindeki insanlar bizim arkadaşlarımız da degil. umursama pastanı ye kolanı iç geç
+4
limonlu eksi
(14.10.25)
hangi takım?
-1
mikahakkinen
(14.10.25)
aldırma hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya doğum günü partilerine devam et. sıra ona da gelir elbet.
+1
koela
(14.10.25)
dünyanın en saçma şeyi iş yerinde doğum günü kutlanması bence. takılmaya gerek yok, istediğin arkadaşların kutlamalarına katıl istemediklerine katılma. bizim şirkette pasta işini iptal edip herkese doğum günü izni veriyoruz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.10.25)
Böyle bir şey yaşanmamış gibi davran. Doğum gününe katıl ve kutla. İşi işte bırak.
+1
gabe h coud
(14.10.25)
Böyle ucuz hareketler yapan birine böyle biri değilseniz ve onun yaptığı şekilde cevap verirseniz kaybedersiniz.

Çirkef biri değilseniz hiç bir şey olmamış gibi davranın. Görmezden gelin.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
Kutlatmadı derken, kutlamaları o mu organize ediyor yoksa organize edene (muhtemelen İK) mi engel oldu? Eğer öyleyse

d) İK'ya Mobbing konusunu götür, başlarını ağrıt.

Hayır, doğum günü kutlandı ama o seni kutlamadıysa he de geç. Onun kutlamasına git, kutlama pastanı ye +1 Kutlarsan pasif-agresif anlamak yerine "istediği kıvama getirdiği bir ezik" olarak bakması ihtimali daha yüksek. Milletin ego tatmini olmaya gerek yok.

İlk durum için Mobbing'i kullanmazsan da şirketten uzaklaştırılırken elinde bir şey olmaz. En kötü ihtimalle "düşük performansından dolayı çıkarılmasını gizlemek istiyor" denir.
+1
nawar
(14.10.25)
cok uzun sure kadin agirlikli ama erkek egemen bir sektorde calistiktan sonra, kadin agirlikli ve egemen bir sektore gectim. is yerinizde 50+ kadar kisi varsa kadinlarin bu tarz hareketlerini gormemek, tepki vermemek ve benzer durumlarin dedikodu donmeye baslayinca "anlamam" diyip aptala yatmak ise yariyor. sizinle de mevzu yasamazlar, siz de kafanizi rahata erdirirsiniz. dogum gunu varsa gidin, usulen birkac laklak sonra ise devam zaten.

e/35
0
klassno
(14.10.25)
(4)

Beylikduzunde yeni daireler neden ucuz?

ceann deas
Kavaklı bölgesinde 0 daireler, baya site içi havuzlu otoparklı 120 m2 2+1 ler 2 milyondan falan satılıyor. Neden bu kadar ucuz? Uşağın köyünde bile daireler 4-5 milyondan başlıyorken Beylikdüzünün altında bataklık falan mı var da böyle?
Kavaklı bölgesinde 0 daireler, baya site içi havuzlu otoparklı 120 m2 2+1 ler 2 milyondan falan satılıyor. Neden bu kadar ucuz? Uşağın köyünde bile daireler 4-5 milyondan başlıyorken Beylikdüzünün altında bataklık falan mı var da böyle?
-1
ceann deas
(10.10.25)
Hepsi Fake ilan.
Arayınca orası henüz bitmedi başka daire gösterelim olayı
0
benaslindayohum
(10.10.25)
Hepsi yalan ilan ve beylikdüzünde değiller
0
basond
(10.10.25)
aynı konu hakkında aynı başlıgı açan 99342932. kullanıcısınız.

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com
0
limonlu eksi
(10.10.25)
bu soru reddit'te de surekli soruluyor. Turkiye'de yasamiyorum ama ogrendim sayelerinde. bunlar olta ilanmis. ariyorsunuz, "ya orasini simdi sattik ama baska evler var onun gibi" deyip esencilistan ev gosteriyorlarmis :)
0
supergirl
(10.10.25)
(2)

İnternet altyapısı yoksa?

jamiro
Altyapı sorgusunda hizmet verilemiyor yazıyor. Hem port yok hem de santal hizmeti yok yazıyor.Bu durumda ne yapılabilir? Çevredeki binalarda internet var görünüyor. Bunun için hangi kuruma gitmek veya nereyi aramak gerekiyor?
Altyapı sorgusunda hizmet verilemiyor yazıyor. Hem port yok hem de santal hizmeti yok yazıyor.

Bu durumda ne yapılabilir? Çevredeki binalarda internet var görünüyor. Bunun için hangi kuruma gitmek veya nereyi aramak gerekiyor?
0
jamiro
(08.10.25)
yapabileceginiz bir şey yok. dilekçe v.s verseniz dahi altyapı geldiginde biz size haber veririz diyorlar.
türk telekom magnet veya turkcell superbox kullanabilirsiniz
0
limonlu eksi
(08.10.25)
Bir de telekom bölge müdürlüğüne gidip sorgulatın, saha ekiplerine soruyorlar. Bazen genel sistemde boş port yok demesine rağmen saha ekiplerinin ekranında uygunluk verebiliyor. Başıma geldi.
0
iustitia omnibus
(09.10.25)
(11)

Ev almak hayal mi değil mi

arbre
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerin
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerinin olmaması çok ilginç geliyor. O kadar uçuk bir şey değil sanki ev sahibi olmak? Ne diyorsunuz?
-1
arbre
(07.10.25)
Eskiden emekli ikramiyesi ile ev alınabiliyordu. Şimdi emekli olunca verilen para 2.el araba almaya yetmiyor. Ev almak hayal değil ancak artık çok zor. Tatil yapmazsan, lüks yaşamazsan kısacası ot gibi yaşarsan düzenli birikim yaparak ev sahibi olabilirsin.

Miras durumları vs ayrı.
0
HellKeePer
(07.10.25)
Ev almak parası olmayana hayal, parası olana neden hayal olsun ki?

Asgari ücret veya onun bir tık üstü alıp hem kira ödeyip hem aileyi geçindiren adam için para biriktirip ev almak hayal.
Ha alıyorsundur 100 bin lira maaş.Bekar adamsındır aielenin yanında takılıyorsundur. kira derdin yok. aldıgın maaşın 20 bin lirasını yiyip geri kalan 80 lirasını kenara atarsan tabiki birikir o para
0
limonlu eksi
(07.10.25)
soru bence şaka.

ayda kenara kırk bin tl koyabiliyorsun. ama mevcut maaşı 40 bin bile olmayan insanlar var.

bu mantıkla bakarsak uçak almak da hayal değil mesela.
0
elorelia
(07.10.25)
50 60 yaşında insanların evinin olmaması neden garip olsun. bu ülkede bir sürü fakir insan var. günlük ekmeğini zor alıyorken nasıl ev alsın?
0
mikahakkinen
(07.10.25)
Kime göre, neye göre, nereye göre. Bence hiçbir şey hayal değil, herşeyin illaki bir limiti ulaşılabilitesi var, yeter ki iste ve ona göre finansal kontrolünü yap.
0
va
(07.10.25)
2-3 milyon tl’ye nerede güzel daire var?
0
deartheodosia
(07.10.25)
Ev almak hayal değil ama standartlar dahilinde. Bazı metaların değeri artık toplumun büyük bir kısmının ulaşamayacağı noktada. Bir çok şey menzilden çıktı, hayallerin çapını biraz sınırlı tutmak gerektiğini düşünüyorum.
0
lambader
(07.10.25)
2013'te bedava kredi verilmişti. Takvimler 2016 sonunu gösterdiğinde ev almak artık hayal deniyordu, alan aldı gerisi kiracı olacak deniyordu. Haziran 2020 hem evler çok ucuzda kaldı hem de yine bedava kredi dağıtıldı. 3 sene olur, 5 sene olur, yine böyle imkanlar gelecek, önemli olan bu imkan geldiğinde senin durumun, hazırlıklı yakalanmak önemli.
0
iustitia omnibus
(07.10.25)
Kaçırdığın nokta şu... yılda yarım milyon biriktiriyorsun da 3 milyonluk evi 5/6 yılda alana kadar o evler 10 milyon oluyor. Bankalar kredi vermiyor.

Kısaca senede yarım milyon miriktiren bile ev alamıyor.

Taktik: önce döküntü ev alınır. O değer kazanırken üstüne konup 1+1 alınır sonra...

Bu yolla 5 yılda evet alabilirsin ancak.
0
luluki
(07.10.25)
Arbre abi sen ailenle yaşamıyor musun? Ailenle yaşarken "ev almak kolay değil mi ya" demek biraz garip durmuyor mu?
Ben misal şu an ailemle yaşasam 1000-1200€ ekstra param olurdu. Bu şekilde senede 50 bin euro kenara koyduğumu ve 5 senede rahatça ev alacağımı derdim.
40 yaşına kadar ailenin yanında yaşayıp sonra ev alacaksan belki de luluki dediği gibi o evler de yerinde saymıyor.
0
logisticsmanager
(07.10.25)
hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, 4-6 yılda ev alabilmek senin orta halli olduğunu gösterir ve kesinlikle sana tavsiyem bu süre boyunca biriktir paranı evini al. ama dediğim gibi hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, ben ticaretle uğraşıyorum bir sene 3 ev satın alıyorum ertesi sene hayatta kalmak icin birini satıyorum. babamsa profesör adam 50 yaşında evini aldı o evde ölecek umrunda değil dünya.
0
dirildimde geldim
(07.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(6)

İnstagramda engelleyen kişi engellenir mi

thesomberlain
Teknik olarak mümkün mü? Aramalarda çıkmıyor, çıksa engellenir. Browserdan filan mı yapmalı, çözüm nedir?
Teknik olarak mümkün mü? Aramalarda çıkmıyor, çıksa engellenir. Browserdan filan mı yapmalı, çözüm nedir?
0
thesomberlain
(05.10.25)
teknik olarak mümkün ama eğer bir sohbetin varsa. sohbetin yoksa profiline giremiyorsun.
0
tabudeviren
(05.10.25)
ben yaptım oluyor ama profilinin kısıtlı halini arkadaşın dediği gibi chatten falan tıklayınca bir şekil görebiliyor olman lazım
0
nahtoderfahrung
(05.10.25)
Chatteki konuşma geçmişini silenler için bir öneriniz var mı?
0
🌸thesomberlain
(05.10.25)
url'sinden gir. buton koymadılarsa bile muhakkak api'si vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Teknik olarak mümkün degil. Kişi seni engellediği için ona ulaşabileceğin erişebilecegin tüm seçenekler blokeli.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
merak edip kurcaladım bunu nasıl yaparsın diye gel anlatıyorum. PCde yapacaksın bunları.


instagram.coma gir, sonra chrome'da konsolu aç (kısayolu F12),

Network tabına geç, filtreye "query" yaz sağdan da Fetch/XHR işaretle
i.ibb.co

Herhangi rastgele bir profile gir örnek jahrein
www.instagram.com

Sağ üstten üç nokta menüsünden engelleye bas,
i.ibb.co

"jahrein engellensin mi?" diye tekrar soracak orda bekle, chrome konsola geri dön CTRL + L ye bas temizle hepsini. sonra Jahreine geri dön onay popup'ında engelleye bas.

Bunu yapınca chrome konsolda şöyle bir satır gelecek,
i.ibb.co

Tıklayınca sağda açılan pencerede response'a gir xdt_block_many falan göreceksin jahrein'in idsi 2273541972 orda gözükecek not al id'yi bi yere.

sonra soldaki query'e sağ tuşla bas aşağıdaki menüden copy as fetchi bul.
i.ibb.co

bi tane not defteri aç. oraya ctrl v yap yapıştır kodu.

Sonra engelleyeceğin kişinin kullanıcı adını aşağıdaki linke yaz ID'sini bul.
views4you.com

not defterine geri dön CTRL + F yap Jahrein'in IDsini bul "2273541972" (boşluksuz ara)

Jahrein'in id'sini aradığın kişinin idsi ile değiştir bulduğun yerde, sadece idyi değiştir sağını solunu bozma bulduğun yerin.
i.ibb.co

Sonra bütün kodu seç ctrl + a ile ve kopyala.

Chrome konsola geri dön, Console tabına geç kopyaladığın kodu yapıştır entera bas.
i.ibb.co

Promise {<pending>} falan tarzı bişey çıkacak,

sonra aşağıdaki linkten kontrol et kişi engellenmişlere eklenmiş olacak.
www.instagram.com
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
(2)

sadece bir odanın kaloriferini çalıştırmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ısıtma sisteminin kendisinde bir sıkıntıya sebep olur mu ?
ısıtma sisteminin kendisinde bir sıkıntıya sebep olur mu ?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.10.25)
olmuyor ama sıcaklık dağıldığı için kalorifer daha çok çalışıp daha fazla para geliyor, taşındığımda kıştı tek bir oda yaktım 1-2 ay sonrasında ocakta full yaktım daha az para geldi.
0
eja
(02.10.25)
evet olur . sistemin düzgün ve verimli çalışması için en az 3 petek açık olmalı. Devirdaim pompanız çok hızlı ömrünü tamamlar. yakıt verimliliginiz düşer
0
limonlu eksi
(02.10.25)
(5)

Duyurunun elektrikcileri

abuzer
S.aSiemens servisi camasir ve kurutma mk (2025 model) icin akim korumali prizin bi faydasi yok dedi. Tvde falan ise yariyo dedi. Dogru mu bu info?
S.a

Siemens servisi camasir ve kurutma mk (2025 model) icin akim korumali prizin bi faydasi yok dedi. Tvde falan ise yariyo dedi. Dogru mu bu info?
0
abuzer
(02.10.25)
Servis 1000 liraya satmaya çalışıyor internette 300 aynısı

için rahat olur en azından zararı da olmaz
0
grimavi
(02.10.25)
@gri, soruma cevab olmamis ki
0
🌸abuzer
(02.10.25)
soruya dolaylı cevap, akım korumalı prizlerle uğraşma, sigortaya parafudr eklettir.

servis haklı olabilir, servis/tamirci olmayan da kolay kolay bilemez bence. yani o cihazların içinde otomatik bir koruma devresi olma ihtimali gayet yüksek.

ben olsam sigorta kutusuna parafudr koyarım, başka da yüksek akım korumalı prizle uğraşmam.
detay bilgi; parafdur yüksek gerilimden korur, yıldırım vb gibi
0
kisa
(02.10.25)
normal ev için ne parafdur ne de akım korumalı prize ihtiyacın yok. doğru söylemişler.
0
gercekdunya
(02.10.25)
normal ev için ne parafdur ne de akım korumalı prize ihtiyacın yok diyeni ciddiye alma. Bu cümlenin teknik bir faydası yok. Hat,trafo arızalarında yıldırım düşmesi vakalarında cihazlarınızı korur bu sistemler. Akıl korumalı prizlerin fayda oranı çok düşüktür. En mantıklısı sigorta panonuzda parafudr kullanmak. Bu sayede tüm cihazlarınızı korursunuz.
0
limonlu eksi
(02.10.25)
(6)

Evlilikte zamanla İlginin ve yakınlığın azalması doğal bir süreç mi?

psmstc
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
0
psmstc
(02.10.25)
bence bu doğal süreç. canlı tutmak nasıl olur bilmiyorum. çocuk olduktan sonra bu ilgi daha da azalıyor.
0
mikahakkinen
(02.10.25)
Tabii ki... Sürekli canlı tutulamaz. Anlık heyecanlar yaşanır. O anlar kıymetli. Evlilik mutluluktan ziyade bir araya gelip güçleri birleştirip zorluklarla birlikte mücadele şeklinde devam etmeli.

Yoksa çok problemli.
0
luluki
(02.10.25)
Evet hatta konu hakkında reddit'de bile başlık var: www.reddit.com
0
limonlu eksi
(02.10.25)
bence bu "azalma" değil normalleşme. evet normal bi süreç. nasıl yeni bir bilgisayar alınca hep başında oturursun, evlilik de öyle biraz. başlarda her şey yeni olduğu için canım cicim oluyo, zamanla normalleşiyo. canlı tutmak tabi ki mümkün tarafların niyet-istekleri ile.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
yakınlıktan ne kastettiğine bağlı. giderek uzaklaşıp birbirini görmek istemeyen, tahammül edemeyen insanlara dönüşüyorsanız. içeride stres birikiyorsa bu normal değil.

diğerleri herkesin de dediği gibi doğanın kanunu.
0
orpheus
(02.10.25)
bu gayet yaygın bir durum ve çok sinsi sinsi ilerleyen bir süreç
0
co2s2
(02.10.25)
(15)

gençlerin arasındaki bu “kavram”ın adı ne?

deartheodosia
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadar
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadarıyla?
0
deartheodosia
(30.09.25)
zihinsel mastürbasyon. gençler artık manuelden otomatiğe geçti.
0
runaway
(30.09.25)
Olayı bilmiyorum da, aklıma paylaşılmış psikotik bozukluk ve deluzyon kelimeleri geldi. Ya da sadece ergendirler.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Astral projection/reality shifting olabilir mi?

Bu arada bu 20 küsür yıl önce HP fandomunda da vardı, Snape wives fenomeni misal. Kesin ondan önce de vardır.
0
peki madem
(30.09.25)
şizofreni
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
manifest
0
tahtakafa
(30.09.25)
yok, başka bir isim kullanıyorlarmış aralarında :) hayal kurmak en basiti ama…
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
@tahtakafa manifest olabilir belki
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
Bi de shiplemek var. Hayal kurmak değil aslında ama iki karakteri birbirine yakıştırmak, kendini birine yakıştırmak için de kullanabilirsin. Bunu çok kullanıyolar bu ara.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.09.25)
İki karakteri birbirine yakıştırmak shiplemek

Bir de delulu var, o mu acaba senin kelime. Delusional'ın gen z versiyonu
0
kullanicadi
(30.09.25)
SATs deniyor, uyumadan hemen onceki anda yapiliyor, yasamak istedigin seyi temsil edecek bir sahneyi surekli donduruyorsun o an.
0
warrior princess
(30.09.25)
arkadaşlar bir sürü psikolojik tanı koymuş ama bunun bence tanısı: "fukaralık"
Şimdiki gençligin maddi imkanları ve karanlık gelecegi siyasal islam sebebiyle iyice korkunç durumlara geldi. Yurtdışındaki yaşıtları dünyayı gezip farklı farklı kültürlerle tanışabiliyorken kendi pul olmuş parasıyla ülke sınırları içinde bile yaşamını güç bela sürdürüyorlar. Bu karanlık gidişatta kafayı yemememek için bir şeylere sarılması lazım. işte onlardan biri de bu bahsettigin kavramlar ve akımlar. içinde bulundugu b.ktan koşullarda kafayı sıyırmamak adına bu kavramların içinde yaşıyormuş gibi sanrılara kapılıyorlar. Ve bu sayede kaygılardan uzaklaşıp bir hayalin içinde yaşıyorlar
0
limonlu eksi
(30.09.25)
Kendileri başka bir isim uydurmadılarsa yaptıkları daydreaming. ilerlemiş hali ise maladaptive daydreaming.
0
gnosis
(30.09.25)
Manifest?
0
anaphylacticshock
(30.09.25)
manifest+1 olmus gibi dusununce gerceklesme ihtimalini artirdiklarina inanmalari
0
ala09
(30.09.25)
Büyük olasılıkla manifest. bugün, Senin manifestin bu mu? sözü geçen bir video izledim.
0
Rondak
(30.09.25)
(4)

hidrofor sesi geliyor neden olablir?

administ
Oturduğum dairenin altında olmamasına rağmen hidrofor sesi gelmeye başladı. Yönetim hidroforcu çağıdrdı hidroforlar gitti geldi yapıldı baya da para verildi ama ses hala geliyor. Hidroforcu sen artık kulak kabarttın o sesi duydun bundan sonra hep duyarsın diyor da şimdiye kadar duymadığım sesi duyma
Oturduğum dairenin altında olmamasına rağmen hidrofor sesi gelmeye başladı. Yönetim hidroforcu çağıdrdı hidroforlar gitti geldi yapıldı baya da para verildi ama ses hala geliyor. Hidroforcu sen artık kulak kabarttın o sesi duydun bundan sonra hep duyarsın diyor da şimdiye kadar duymadığım sesi duymam bir garip geldi bana. 3. katta oturan arkadaşa sordum duyuyor musun diye yok dedi, gece dinle bir dedim dikkatli o da artık duymaya başladı. Bu sesten nasıl kurtulacağız ya, 2 tane hidroforcu çağırdık ses normal diyor.
0
administ
(29.09.25)
evin neresinden duyuyorsun, uğultu gibi belirsiz bir ses olarak mı geliyor.
bu rezonans işleri çok gariptir. frekansına göre binanın belli bir alanında etkili olabilir. hidroforda elektronik sürücü varsa motor sürücüsünün frekansını yani motor devrini değiştirmek çözüm olabilir.

konuyu minibüslerdeki titreşim gibi düşün. belli bir motor devrinde tüm mnibüs deli gibi tirer ses çıkar devir az yükselince sesler kaybolur.
0
orpheus
(29.09.25)
biraz teknik bir mesele bu. bir otelde böyle bir problem vardı. en sonunda şöyle çözüldü. sıcak su sirkülasyon pompaları belirli bir sıcaklığa geldikten sonra maalesef titreşim ve beraberinde ses yapıyormuş. sonuç olarak baya bi masraf edilerek sistem değiştirildi. çünkü su boruları her odaya devam ettiği için ses de baya bi dağılıyordu.

bir süre gözlem yaparak sistemi incelemek gerekiyor.
0
bravoteam
(29.09.25)
Bu arada hidroforcu dogru söylemiş. siz artık o sese kafayı taktınız ya. hidroforun fişini çekseler hiç çalışmasa sesini duyuyorum diyeceksiniz :)

hidroforun etrafını ses izolasyonu malzemesiyle kaplattırın ses epey keser
0
limonlu eksi
(29.09.25)
artık evin bütün odalarında duyabiliyorum nedense. Bordex sünger ile ses izolasyonu yaptıracağız bakalım ne olacak.
0
🌸administ
(29.09.25)
(2)

Hatalı Dış Hekimi Islemi

kendinibulankadin
Merhabalar, Üniversite de diş hekimliğine gidip,dişimi çektirmeye gittim.En son kanal tedavisi için uğraştığım dişi çektirdim.Bu diş çekilirken bir öndeki dişimi kırdı öğrenci sonrasında yapılan tedavi de diştw düzgün yapılmamış hala ağrıyor.Siz olsanız ne yapardınız,bu durumda.Islemin hatalı yapıld
Merhabalar,

Üniversite de diş hekimliğine gidip,dişimi çektirmeye gittim.En son kanal tedavisi için uğraştığım dişi çektirdim.Bu diş çekilirken bir öndeki dişimi kırdı öğrenci sonrasında yapılan tedavi de diştw düzgün yapılmamış hala ağrıyor.Siz olsanız ne yapardınız,bu durumda.Islemin hatalı yapıldığına dair belge vs hepsini aldım.
0
kendinibulankadin
(20.09.25)
Hangi hastane? gitmeyelim.
0
Kahvedesu
(20.09.25)
Gittiginiz yer üniversitenin diş fakültesi. Yani aslında asıl amaç ordaki diş ögrencilerinin işi öğrenmesi. Oraya giden insan da deneme tahtası bir bakıma. Ögrenci tecrübesiz oldugu için bu durum gelişmiş. Şikayet ederseniz ilgili ögrenci, hocası tarafından en fazla fırça yer veya dersinden puan kırılır. Durum bu yani
0
limonlu eksi
(22.09.25)
(9)

bu kişi neden kayboluyo olabilir

ala09
diyelim x biriyle ayda 3-4 iş yapıyoruz belli tarihlerde online ve kücük bir iş. Bu adam arada bir "şantiyeye gidiyorum tlf çekmiyor" diyerek ortadan kayboluyor ve işler y'ye emanet diyor 3. kişi de var ama doğrudan işimiz yok onla, adam gittiği zamanlarda telefon çekmiyormuş, y dönüş yapacak diye ö
diyelim x biriyle ayda 3-4 iş yapıyoruz belli tarihlerde online ve kücük bir iş. Bu adam arada bir "şantiyeye gidiyorum tlf çekmiyor" diyerek ortadan kayboluyor ve işler y'ye emanet diyor 3. kişi de var ama doğrudan işimiz yok onla, adam gittiği zamanlarda telefon çekmiyormuş, y dönüş yapacak diye önden haber veriyor. işimizi aksatan hicbi şey yok. Şimdi ben bir mevzu için ulaşmak istedim iletişim şu şekilde sürdü üçüncü kişiye(y) söylüyorum o da bana " tamam x'e sordum ok dedi" gibi iletiyor. ben xle de y işe de aynı hattan bağlantı kuruyorum

Benim ulaşamadığım onun ulaştığı bir yerdeyse niye ben de doğrudan konuşamıyorum ve tel onda değil? Bu adam nereye kayboluyor her ay? ceza meza olabilir mi dicem ama telefonda konuşabiliyorum ikisiyle de ayda bir, gerisi yazısma. Yazıştığım için bana hiçbir şey çaktırmayabilirdi ama üçüncü kişiyi muhatap etti açık şekilde.

tahminleri alalim
0
ala09
(19.09.25)
Psikolojik sorunları vardır,bir hastalığı vardır veya bağımlılığı, arada bir rehabe/hastaneye gitmesi gerekiyordur. Durumu da saklıyorlardır.
0
gobekliraki
(19.09.25)
uyusturucu olabilir
0
buenosdias
(19.09.25)
Paylaşması sıkıntı doğuracak bir yere gidiyor belli ki. Aynı anda başka bir proje de yürütüyor veya gizlediği problemleri olabilir.
Asistanken dersin hocası fizik tedaviye gitmek için gizlice kart basmadan çıkardı. Dekan mesai saatinde gitmesine izin vermediği için yerine ben oturur hoca gelecek ben yardımcı olayım der sorunu çözer veya hoca gelince ona iletirdim. İnsani şeyler de çıkabilir yani atından.
0
cilekli pasta
(19.09.25)
bipolar olabilir. bu arkadaşların belli döngüleri var. o dönemlerde kendilerini komple dışarıya kapatıp izole oluyorlar
0
limonlu eksi
(19.09.25)
Yav üsttekiler sacmalamislar, aha ben de yaşıyorum aynısını.

Islerim var, toplantiya giriyorum, oraya buraya gidiyorum ve o an cevap veremiyorum telefondan ama yanımdaki kişinin soylediklerine cevap verebiliyorum. Yanimdaki kisi baska bir isle pc, telefon uzerinden ugrassa da bulundugumuz ortamda siritmiyor.

Bazen de küçük işler sıkıyor. Ugrasmak istemiyorum, canim istemiyorum, yoğunum vs. pasliyorum arkadaslara. Bana iletiyorlar ve işi yapacak kişiyle muhatap olmuyorum.

Şunu çok yaşıyorum, söyleyeceği şeyi 1 cümleyle anlatabilecekken sırf muhabbet veya govde gösterisi veya baska sebeplerle konuyla ilgili veya ilgili gibi görünen seyleri anlatanlar var. Ya shut and işini yap olmm. Hayat hikayesini anlatiyor.
0
Shepard
(19.09.25)
Kaz dağlarındayim
0
topkapiaksaray
(19.09.25)
belki de ibs
0
Batuhanolabilir
(20.09.25)
açık cezaevindeymiş
0
🌸ala09
(23.09.25)
Puhahahahaha çok iyi, plot twist
0
gabe h coud
(23.09.25)
(8)

mikrodalga bozuldu tamir ucreti yeni cihazla ayni fiyat ne yapalim?

dokunmakalbime
aslinda ne yapalim dedigim kisim su.aptalca bi sistemleri var. eve gelip cihazi aliyoruz. kontrol edip fiyat veriyoruz dediler. eve geldigimiz icin 650 lira servis ucreti var. ama tamiri kabul edersen bu ucreti odemiyorsunuz dedi. simdi diyorlar tamir ucreti 3000 lira. baktim yeni cihazlar 3500 zate
aslinda ne yapalim dedigim kisim su.

aptalca bi sistemleri var. eve gelip cihazi aliyoruz. kontrol edip fiyat veriyoruz dediler. eve geldigimiz icin 650 lira servis ucreti var. ama tamiri kabul edersen bu ucreti odemiyorsunuz dedi.

simdi diyorlar tamir ucreti 3000 lira. baktim yeni cihazlar 3500 zaten.

su 650 liralik servis ucretini vermek zoruma gidiyor. napayim?

a) cihazi birak, para mara verme, yeni urun al.
b) 650yi ode ve urunu geri alip mahalle arasinda tamirci falan bul
c) tamir ettir.

edit: garantisi bitti ama cok iyi durumdaydi urun.
0
dokunmakalbime
(16.09.25)
sorunu neydi ki cihazın?
0
eisberg
(16.09.25)
Hangi markaymış o? Öyle saçma servis sistemi mi olur? Uzak duralım o markadan.
0
Mirket
(16.09.25)
Cihazı onlara sat, yeni cihaz al
0
Shepard
(16.09.25)
Eski yetkili servis çalışanıyım.
Mikrodalga fırın da küçük ev aletleri kategorisinde işlem görür. Eğer eve gidip alma hizmeti veriliyorsa elbette bunun bir bedeli olacak. Yoksa teknik ekipler blender, süpürge, robot... evden toplayacağım diye vb servisin yolunu bulamaz. Ama siz alıp servise götürürseniz arıza tespit işlemi ücretsiz olarak yapılır.
Sorunuzu cevaplayacak olursam muadil özellikte yeni bir mikrodalga almanız daha mantıklı. En azından garantisi olur. Mikrodalgaya da serviste bırakabilirsiniz. Deposu varsa parçasını başka şekilde kullanmak üzere saklayabilir. (eğer yetkili servis değilse) yetkili servislerde parçalar hep sıfır gelir, eski parça ile işlem yapılmaz. Onlar eski tamir olmayacak malzemeyi direkt hurdaya verir.
0
strawberry first
(16.09.25)
Başka yerden tamir ettirerek ikinci el olarak satın. başka markadan alın
0
diyecevaplandı
(16.09.25)
Etrafında güvenilir bir özel elektronik tamirci varsa oraya götür muhtemelen maksimum 1000 lira tutacak bir masrafı var. Yok ugraşamam diyorsanız yenisi alacaksınız
0
limonlu eksi
(16.09.25)
tesekkurler. arcelik marka.
0
🌸dokunmakalbime
(19.09.25)
Okur okumaz ya Arçelik ya Beko'dur diye düşünmüştüm. Garantisi biter bitmez bozulur ne hikmetse. Başka markaya geçin. İş yerindeki mutfağımızda Siemens var. Gayet iyi. Tabağı ısıtıp yemeği ısıtmayangillerden değil.
0
auroraaurora
(19.09.25)
(3)

internet aboneliği alamıyorum

Rao
Merhabalar, Sıfır bina, türk telekom etiketli fiber kutusu takılmış, daireye kadar kablo uzatılmış. Diğer internet firmalarına başvurduğumda alt yapı yok diyorlar. Telekoma başvuruyorum, satışa açık değil deyip ön başvuru aldılar ancak 2 hafta geçti halen bir gelişme yok. Apartmanda başka otur
Merhabalar,

Sıfır bina, türk telekom etiketli fiber kutusu takılmış, daireye kadar kablo uzatılmış.
Diğer internet firmalarına başvurduğumda alt yapı yok diyorlar.
Telekoma başvuruyorum, satışa açık değil deyip ön başvuru aldılar ancak 2 hafta geçti halen bir gelişme yok.
Apartmanda başka oturan yok mevcut durumda.
Bağlantı sürecini nasıl hızlandırabilirim ? Teşekkürler.
0
Rao
(10.09.25)
Superonline da bende bağlantı sonrası 1 ay filan beklemiştim.
0
fistikthecat
(10.09.25)
sokağa fiber altyapısı gelmeden bir veya iki ay önce binaya gelip hattı çekiyorlardı bizim orada. her dairenin önüne kablolar geldi, 1 ay sonra falan da sokağa geldi sonra geçişler başladı.

önbaşvuru yapmak ve sıraya girmek önemli, sonrasında port sorunu yaşayabilirsiniz eğer kısıtlı sayıda port açılırsa.
0
reanarchy
(10.09.25)
Türk telefon henuz altyapı aktiflememişse bekleyeceksiniz. O süre zarfında Türk telekom magnet'e başvurun onunla idare edin
altyapı tamam olunca normal İnternete geçiş yapıyorlar
0
limonlu eksi
(10.09.25)
(7)

Kiracı olarak evden cıkarken depozito

solenkol
Şimdi 2018den beri oturduğumuz evden tasındık kira sözleşmesini de bulamadım ama 1 kira depozito vermiştik o zaman. Ev sahibi yasal olarak gene güncel kiradan 1 kira bedeli depozito mu vermeli yoksa tüfe ile vs değerleyip mi odemeli yasal yolunu merak ettim. Sözleşmede ne yazıyor bulamadık. Asıl ev
Şimdi 2018den beri oturduğumuz evden tasındık kira sözleşmesini de bulamadım ama 1 kira depozito vermiştik o zaman. Ev sahibi yasal olarak gene güncel kiradan 1 kira bedeli depozito mu vermeli yoksa tüfe ile vs değerleyip mi odemeli yasal yolunu merak ettim. Sözleşmede ne yazıyor bulamadık. Asıl ev sahibimiz öldü, çocuklarına oduyorduk son 2 yıldır.
0
solenkol
(09.09.25)
Hukukçu değilim ama borçlar kanununa göre depozito ilk lira bedeli üstünden hesaplanır, yani ilk kira 1000 lira ise 7 sene sonra kira 20 bin lira oldu ise 20 bin lira depozito iadesi almazsınız. 1000 lira alırsınız. Ama bu bedelinortalama mevduat faizi veren bir bankada saklanması gerektiğinden birikmiş faizini de alırsınız.

Teyit edin ama bu konuyu.
0
orient blue
(09.09.25)
son aydan kira hayal. ilk başta tl ne verdiyseniz o olur genelde.

bu nedenle son ay kira ödenmeyip depozito yerine sayılıyor.

tabii burada evin genel durumu önemli. hiç hasar vermediyseniz.
0
gurur
(09.09.25)
Öncelikle son ay kira ödemeyip depozito yerine sayılması diye birşey yok, yasal olarak da yok. Yapan ev sahipleri varsa bile istisnadır ve yanlış yapmaktadırlar çünkü depozito evdeki zarar veya borçlara karşı güvence olarak alınır. Tahliyeden önce iade edildiğinde o güvence kaybedilmiş olur ve depozito almanın hiçbir anlamı kalmaz.

Yasal olarak depozitonun bankada güncel faizde saklanması ve bu şekilde kazandığı faiziyle geri ödenmesi gerekir.

Hakkaniyet açısından bakarsak, 1 kira olarak alınan depozitonun yine 1 kira olarak geri verilmesi bana göre daha adildir ama böyle bir yasal zorunluluk yok tabi.

Gerçekçi bakarsak, çoğunlukla kiracı çıktığında depozito hasar, boya badana gibi masraflara harcanacağı için iade edilecek birşey kalmayabilir. Bu evin başlangıç durumuna ve başlangıçtaki anlaşmaya da bağlı tabi.
0
mikro patlama
(09.09.25)
Depozito olarak ne verdiyseniz onu alırsınız yani üzerine eklenen v.s bir şey yok. Mesela 2018 yılında depozito olarak 5bin lira verdiniz şimdi de 5 bin alırsınız. Uyanık ev sahipleri aslında depozitoyu hep dolar olarak alır ki kiracı çıktıgında evde hasar varsa artık pul olmamış parayla evi yaptırabilsin. Anlaşılan sizde öyle durum yok
0
limonlu eksi
(09.09.25)
sözleşmeye depozito bedeli=güncel kira değeri yazılırsa işler değişir mi peki?
0
renegade
(09.09.25)
@mikro patlama, zaten ev sahibi gelip evi bi kolaçan ediyor tamam sorun yok deyip son ayı almıyor. Böyle denk geldi hep bana
0
avatar is back
(10.09.25)
hakkaniyetli olan 1 kira vermesi veya son ayı almaması ama inisiyatif onda şu anda.

@limonlu eksi
bence tersine uyanık ev sahibi depozitoyu TL alır ki para enflasyon karşısında pul olsun diye.
0
merhum
(10.09.25)
(8)

Çürük diş ağrısı kendinden geçer mi?

trablon
diyelim sağlık sigortanız yok çektirecek özelde paranız da yok .Bu durumda ne yapılır? diş ağrısı bir süre sonra geçer mi? Nasıl rezillik ile karşı karşıyayız?
diyelim sağlık sigortanız yok çektirecek özelde paranız da yok .Bu durumda ne yapılır? diş ağrısı bir süre sonra geçer mi? Nasıl rezillik ile karşı karşıyayız?
0
trablon
(09.09.25)
babam hep anlatır durur. gençliğinde dişi çürümüş, uzun süre ihmal etmiş. sonunda çürük diş çene kemiğini eritmiş. ingiltereden özel kemik tozu getirmişler (80lerin sonu, 90ların başı) öyle düzelmiş.

ne kadar doğru, ne kadar yanlış ya da babamın abartısı bilmiyorum ama siz yine de ihmal etmeyin bence.
0
inheritance
(09.09.25)
devlette de sigortasız da olsanız ücretini ödeyerek işlem yaptırabiliyorsunuz. düşük tutarlar.
0
elorelia
(09.09.25)
Diş önemli. Öyle kendi haline birakma. Borc al, günlük işe git bir şey yap hallet derim.
0
Shepard
(09.09.25)
artık hiç sigortan yok diye bir durum yok. herkes otomatikman gss li oluyor. borcun olsa bile hastanelerden 30-40 lira katılım payını ödeyerek muayene olabiliyorsun. yanlış bilmiyorsam buna ağız diş sağlığı merkezleri de dahil. olmadı devlet hastanelerinin bazılarında diş bölümleri de var.
0
my fault
(09.09.25)
anlık geçebilir. ama ara ara yoklar. tedavi olmadıgı için çürük gittikçe yayılır ve agrı artık dayanılmaz boyuta gelip hayatınızı zindan eder. belki çok basit bir müdahale ile kurtarılacak dişi komple kaybedersiniz
0
limonlu eksi
(09.09.25)
abi sen halen kafayı düzeltemedin mi? şizofreni için yardım al. tineri azalt
0
runaway
(09.09.25)
katılım payı 20 tl gidip muayene olabilirsiniz.
0
i wanna go back
(09.09.25)
diş ihmale gelmez. sağlık sigortan yoksa da devlet hastanesine gidebilirsin. ücret karşılıgında yaparlar. özel kadar pahalı olmaz
0
abelardo
(09.09.25)
(6)

e-ticaret sitelerinde satış yapmak

emfuzi
öncelikle merhaba,e-ticaret sitelerinde satış yapmayı düşünüyorum ama birçok soru işaretim var aklımda.öncelikle bu ticari olarak tek gelir kaynağım olmayacak, hali hazırda oldukça esnek ve düşük çalışma saatlerine sahip bir maaşlı çalışanım. fakat bir yandan da hobimden para kazanabilir miyim diye
öncelikle merhaba,

e-ticaret sitelerinde satış yapmayı düşünüyorum ama birçok soru işaretim var aklımda.

öncelikle bu ticari olarak tek gelir kaynağım olmayacak, hali hazırda oldukça esnek ve düşük çalışma saatlerine sahip bir maaşlı çalışanım. fakat bir yandan da hobimden para kazanabilir miyim diye düşünerek 3d yazıcım ile ürettiğim/tasarladığım şeyleri satışa sunmak istiyorum.

bunda amacım para kazanmaktan ziyade, kişisel tatmin veya şansımı denemek gibi düşünebilirsiniz. aslında bu satış işi de benim için bir hobi olacak. sonuç olarak, bu işten öncelikli olarak para kazanma gibi bir gayem yok, ama durduk yere kendi bütçeme de çok yük olmak istemem.

biraz bakındım, amazon trendyol gibi birçok sitede satış yapmak için bir şirket kurmam gerekiyor. fakat hali hazırda ücretli çalışan olduğum için kendi aylık gelirim falan da şahıs şirketimin geliri ile birleşecek ve gelir vergisi oluşacak mı? ya da matrah falan.

şahıs şirketi yerine ltd falan mı kurmam daha mantıklı olur?

bu tarz sitelerde satış yaparken beni bekleyen görünmez masraflar neler olacak? örneğin komisyonlar, kargo ücretleri, banka kesintileri vs. düşününce, benim zarar etmemek ve %30 kar edebilmek için, 100 lira'ya ürettiğim bir ürünü kaç liraya satmam gerekecek?

aklımda deli sorular, her türlü öneri, fikir ve eleştriye açığım.

teşekkürler
0
emfuzi
(09.09.25)
bence türkiye ile uğraşma etsy ile yurt dışına çalış. hatta aliexpress'i de deneyebilirsin. (ben pandemi zamanı aliexpress ile brezilya'ya kablo falan sattım) hesaplama yapmak için türkçe ve ingilizce etsy komisyon hesaplama yazarsan bin tane araç çıkıyor. yok illa tr'de satıcam diyorsan sen bilirsin ama değmez. hesaplama için yine google'da aratırsın. ayrıca nesatılır.com'u takip edebilirsin.
0
scudman1
(09.09.25)
sorulariniza cevap degil; ama sadece sunu yazmak istedim. maalesef zor bir ulkede yasiyoruz ayrica 9-5 isimiz tum enerjimizi aliyor. hem fizyolojik hem psikolojik olarak yan projelerde istikrar saglamak cok cok zor oluyor. bu yuzden tarih sirket acip 3 ay sonra kapatan beyaz yakalilarla dolu. ha olmaz degil istisnalari var; ama isi birakip yapmadigin surece sirket acma falan gibi seylere girisme bence. bir dost.
0
buenosdias
(09.09.25)
Facebook gruplarina bakin, aradiginiz tum cevaplar orda. (Yazdiginiz gider kalemlerinin yani sira "indirim kuponu", "iade kargosu", "iade cezasi" gibi masraf kalemleri de var. 100 liralik seyi 200 liraya satarsaniz 1 ay sonra kapatirsiniz dukkani.

Bir de 3d baski dediginiz icin soyluyorum; telif konusuna dikkat edin. Takim logolari, star wars, marvel vs'den cok yuklu ceza yiyenler var.
0
brkylmz
(09.09.25)
Merhaba,
Başarılar dilerim. Elimden geldiğince cevaplayayım.

Maaşlı bir çalışan olarak şahıs şirketi kurmak daha avantajlı. Ödeyeceğin vergi kârının %15'i maaşınla birleşip daha fazla ödeyeceksin diye bir durum yok çünkü maaşının vergisi zaten kaynağında kesiliyor. İşler çok büyürse ileride vergi dilimine geldiğinde bunu düşünmen gerekebilir.

Şahıs şirketi kurduğunda hali hazırda sgk'lı olduğun için ayrıca bağkur yaptırman gerekmeyecek, ancak ltd kurarsan şirket ortağı olarak bağkur yaptırman gerekir bu da şu an minimum aylık 8000 TL gibi bir maliyet. Ltd işine vs hiç girme.

son sorun ise çok ezbere cevaplanacak bir soru değil, en büyük maliyetin kargo ve komisyon olacak. Ayrıca pazaryerinde reklam da vermen gerekecek. Bugün 1 desilik bir kargo kdv hariç 70 TL'lerden başlıyor. Örnek Hesap şöyle

100 TL'ye mal ettiğin ürünü 430 TL'ye satarsan.

358 TL Kdv Hariç satış Fiyatı
-100 TL Satılan Malın Maliyeti
258 TL Brüt Kâr
-85 TL Kargo
-60 TL Komisyon
-8 TL Ambalaj
105 TL Net Kâr

Bu hesapta KDV %20, Trendyol Komisyon %23, Kargo 1 desi(normalde 70 tl civarı iade geleni de ekleyince 85 aldım), iade oranı %20, Ambalaj teşekkür kartı vs toplam 8 tl hesaplandı. Ürününe göre buradaki oranları değiştirdiğinde farklı sonuçlar alırsın.

Bunlar gözüken maliyetler, bunların dışında pazaryerinde vereceğin reklamlar, tedarik edememe vs'de ödeyeceğin ceza, pazaryeri hizmet gideri, müşteri hizmetlerinde ekstra hat kullanacaksan onun gideri, mali müşavire aylık ödeyeceğin 1200-1500 tl ücret, kargo barkodu için alacağın barkod yazıcı veya normal printer, onun kağıdı vs gibi maliyetlerden dolayı nette %30 kazanç istiyorsan %35-40 olarak ayarlayıp bu giderleri de düşünmen iyi olur.

Ayrıca paranı da pazaryeri 1 ay bekletecek o da gözükmeyen bir maliyet.

Yani 100 lira maliyetli üründe 500 lira satış fiyatı gibi çıkıyor aşağı yukarı ama 1000 liralık üründe 5000 lira demek değil bu. Çünkü kargo ücreti sattığın tutara göre değişmediğinden, internette yükte hafif pahada ağır ürün satmak daha mantıklı. yüksek maliyetli üründe koyman gereken fiyat yaklaşık 2-2.5 kata kadar düşebilir.

için kararmasın, denemekten vazgeçme.
0
PoscheN
(09.09.25)
öncelikle herkese çok teşekkür ederim değerli cevap ve önerileriniz için.

@scudman1, aslında yurtdışı çok da aklımda yok şimdilik aliexpress'den gelebilecek bir trafiği idare edemem, etsy konusunda fikrim yok ama bakacağım ona da teşekkürler.

benim düşüncem daha çok niş veya kişiselleştirilmiş ürünler üzerine aslında. böyle olunca hem daha az trafikle daha çok katma değerli ürünler satabilirim gibi düşünüyorum.

@buenosdias, aslında söylemek istediğim şu, hafta içi 1-2 günde tüm haftalık işlerimi hallediyorum ve çok fazla boş vaktim kalıyor, yabancı bir firma için uzaktan çalışıyorum, 9-5 gibi bir fiili mesaim yok yani.

@brkylmz evet teşekkürler hatırlatma için, özellikle telif hakkı önemli bir nokta.

@poschen

çok detaylı ve çok da aradığım cevaplardı, vaktinizi ayırdığınız için ayrıca teşekkür ederim. özellikle hesaplama formulü ciddi bir şekilde yolumu aydınlatmama yardımcı olacak.

herkese tekrar teşekkürler
0
🌸emfuzi
(09.09.25)
Bu alanda çalışan biri olarak size şunu eklemek isterim 3D yazıcıyla baskı yaparak para kazanamazsınız. Maliyetini bile kurtaramazsınız.

Muhtemelen sosyal medyada 3d yazıcıyla zengin oldum videolarından etkilendiniz. O videoların etkileşim kasmaktan başka hiç bir olayı yok. Bu aralar çocuklar bile bu videoları izleyip babalarına 3d yazıcı aldırıyor. Zengin olacagız baba diyerek. Piyasadaki 3D yazıcılar yok satıyor bu furya yüzünden. Fakat bu işler öyle degil işte. Filament maliyeti ve evindeki yazıcının elektrik bakım maliyetleri bu işi kurtarmaz. Her şekilde batarsın. Örnegin Senin 50 liraya malettigin bir anahtarlıgın aynısını dışarıdaki 3 tanesini 50 liraya satıyorlar. Çünkü onlar plastik enjeksiyonla basıyor seri üretim ve maliyetleri çok düşük. Karakter basacagım derseniz baskının dolgu oranı artıyor. maliyetiniz top yapıyor. Fakat fabrikasyonları sizden daha ucuza. Eger Fusion 360 ve Solidworks gibi ileri bilgi ve tasarım isteyen programları kullanabiliyorsanız . Piyasada olmayan oto yedek parçalarını, dişli makine parçası gibi malzemeleri çizip üretip anca o şekilde para kazanabilirsiniz . O alanda da çevre edinmeniz lazım
Her şeyden öte filamenti taktım bilgisayardan start verdim gibi basitlikte bir olay da yok. teknik olarak da eliniz becerikli olmalı. Nozzle tıkandıgında nasıl söküp açmanız gerektigini bilmelisiniz. Hotend egrildigi zaman nasıl düzelmeniz gerektigini bilmelisiniz. sogutucu fanlarını sık sık nasıl temizlemeniz gerektigini bilmelisiniz. kalibrasyon sorunlarını eksen sorunlarını nasıl çözeceginizi bilmelisiniz.
Örnegin bu işi yıllardır yapan niş baskılar alıp kişiye özel tasarımlar yapan arkadaşım bile son zamanlarda maliyetlerde şikayetci. verdigim emegi karşılamıyor diyordu.
Daha farklı daha yaratıcı bir fikirle ticarete atılmanızı öneririm.
0
limonlu eksi
(09.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.